ANIYORUM ki aklı başındaki her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı, kanayan Güneydoğu yarasının sadece askeri önlemlerle çözülemeyeceğinin farkında. Bazı kan tacirleri ve savaş lobisinin kiraladığı adamlar, ölüm dışındaki hiçbir seçeneği tartıştırmamak için terör estirmeye çabalıyor ama bunca yıldır “kan bedeli” ödene ödene, sağduyulu yurtsever insan ortak bir noktaya geldi: Kürt sorunu bir Türkiye sorununa dönüşmüştür ve bunun çözümü sadece silahla olmaz. Siyaset ve ekonomi de en az silah kadar önemlidir. Kangren olmuş bir meseleyi sadece ordunun omuzlarına yıkmak ve “Hadi çöz bakalım!” demek, haksızlıktır.

denendiğini, Güneydoğu'yu kalkındırmak için ekonomik paketlerin devreye sokulduğunu hatırlatabilirler. Ama unutmasınlar ki bunların hiçbirisi gerçekçi değildi. Güneydoğu'ya yatırım yapması için bazı kişilere büyük paralar verildi ve bunlar, bir haftada yükselttikleri dört duvarı fabrika projesi olarak sunup teşvik bedellerini aldılar ve Akdeniz'deki turistik tesislere, kumarhanelere yatırdılar. Bizim önerimizde ise kimsenin eline bir kuruş vermek yok. Sadece vergi muafiyeti. İnanın ki böyle bir karar, birçok yerli ve yabancı şirketi harekete geçirecek ve bölgede çok büyük işletmeler oluşacak, gençlerin çoğu dağa çıkmak yerine bu işyerlerinde çalışacaktır.

Bugün, bu sütunda somut bir öneri yapmak istiyorum: 10 yıl süreyle Fırat'ın ötesinden vergi alınmasın. Oradaki yurttaşlarımız emlak vergisinden tutun da gelir vergisine kadar her tür vergiden muaf tutulsunlar. İncelendiği zaman görülecektir ki zaten devlet oralardan doğru dürüst bir vergi alamıyor. Hele savaşa harcadığı paranın yanında, bu illerden gelen vergi fındık fıstık parası bile değil. (Bu konuda arkadaşlarımızın yaptığı araştırma hazırdır. İstenirse gönderilebilir.) 10 yıl vergi muafiyetinin cazip çağrısı, birçok büyük şirketi Güneydoğu bölgemizde yatırıma zorlayacak ve bu da o bölgede istihdam yaratarak, işsizliğin önüne geçecek ve refah sağlayacaktır. Şiddetin panzehiri ekonomik kalkınmadır. Eğer bölgeyi ekonomik olarak kalkındırır ve demokratik hakları da sağlarsanız Türkiye'nin bir Kürt sorunu kalmaz.

BEN bu formülü tek başıma oluşturmadım. Güneydoğu gerçeğini bilen, işin içinde olan sanayiciler ve ekonomistlerle uzun konuşmalarımızdan çıktı. Elbette ki böyle bir proje, ayrıntılı hazırlık ister. Şirketlerin o bölgede birer şube açarak vergi kaçırmalarının önlenmesinden tutun da illerin derecelendirilmesi ve kiminin üç, kiminin beş, kiminin on yıl vergi bağışıklığına kavuşması gibi teknik ayrıntılar kolayca hazırlanabilir. En önemlisi prensip olarak bu konuyu kabul etmek ve süratle hazırlıklara girişmek.

BAŞBAKAN Erbakan'ın yıllardır kangren olmuş sorunlara çözüm bulmak için alışılmadık ve yeni yöntemler denemeye yatkın olduğunu ve önerilere kulak verdiğini biliyorum. Bu yüzden “Fırat'ın ötesinden 10 yıl vergi alınmaması” projesinin, acil olarak ele alınması umudunu taşıyorum. Bu, ihmal edilmemesi gereken çok önemli bir proje. Sayın Başbakan'dan cevap bekliyorum!

Bazıları, bu formülün daha önce