Almanya'dan gelen haber tüylerimizi
ürpertti.
Üç Türk'ün Naziler tarafından yakıl-
ması, İkinci Dünya Savaşı koşulların-
dan uzaklaşamadığımızı gösteriyor.
Gündemde gene ırk ayrımı, ge-
ne yabancı düşmanlığı ve Nazi ci-
nayetleri.
Şimdi Almanya'da yaşayan mil-
yonlarca Türk, korkunç bir belirsizlik ve
umutsuzluk uçurumuna yuvarlanacak.
Gençlerin içinde isyan ve intikam
duyguları filizlenecek.
Belki de Naziler'e karşı oluşturdukları
çeteleri güçlendirecekler.
XXX
Irk ayrımı Türkler için yeni bir
konu.
Almanlar gibi tarihsel bir bilinçle nef-
ret etmiyoruz yabancılardan.
Çünkü Osmanlı İmparatorluğu
çeşitli din, dil ve kültürlerden oluşan bir
mozaikti.
Bu uyumlu bileşimin temelinde hiç-
bir insanı aşağı görmemek ve İmpara-
torluğu ırk esasına oturtmamak yatıyor-
du.
Bugün bile büyük dinlerin en önemli
makamlarının İstanbul'da oluşu bunun
kanıtıdır.
Türkiye'de de tahrikler sonucu bazı
olaylar çıkmıştır.
6/7 Eylül olarak anılan yağmalar
bunun acı örneklerinden birisidir.
Gene de kin ve nefret duyguları sü-
reklilik göstermemiş ve halkın kollektif
bilinci halini almamıştır.
ASALA'nın Türk diplomatlarını bir-
biri ardına öldürdüğü dönemlerde bile,
Türkiye'de yaşayan Ermeniler'e büyük
çapta bir saldırı ya da aşağılama olma-
mıştır.
Ermeni yurttaşlar da diğerleri gibi iş-
lerine güçlerine devam etmişlerdir.
Beşyüz yıl önce İspanya'dan göçe-
den Yahudiler'in en rahat ettiği ülke
Türkiye olmuştur.
İsimlerini değiştirmeden ve hiç-
bir baskı görmeden ibadetlerini
yapmışlar ve kendilerini hiçbir za-
man tehdit altında hissetmemiş-
lerdir.
Bütün bunlar Türkiye'nin zenginliği-
dir, engin hoşgörüsüdür ve koskoca bir
İmparatorluğu yaratmanın temelinde
yatan olgunluktur.
Son zamanlarda başgösteren Türk-
Kürt ayrımına da bu açıdan yaklaş-
mak gerekir.
Türk halkı yüzyıllardır sürdürdüğü bu
geleneği bozmamalıdır.
Türk ve Kürt kardeşliği en çok
bugün gereklidir.
Kürt kültürünün bu toprakların bir
parçası olduğu gerçeği, Türk halkının
her bireyinin içine sinmelidir.
Türkiye bu konuda da insani gelene-
ğini bozmamalı ve örnek kardeşlik dav-
ranışını sürdürmelidir.
Ancak o zaman Nazi saldırılarına kar-
şı etkili bir mücadele verilebilir.
Kendi ülkesinde değişik inanç
ve kültürlere saygı gösteren bir
Türkiye, Almanya'da öldürülen
yurttaşlarının hesabını sormasını
bilir.
Kendisine "Uygar dünya" adını ta-
kan ülkelerdeki barbarlığın, ırkçılığın ve
insan acılarına kayıtsızlığın ortaya çıka-
rılması ancak böyle mümkün olur.
Batının Bosna-Hersek'teki ikiyüzlü-
lüğünden, kendi ülkelerindeki konuk
masum insanları yakmaya kadar uza-
nan vahşetini yüzüne vurmanın yolu
budur.
