Türkiye’de birçok kişi kadın yerine bayan diyor. Televizyon ekranlarında bu kullanıma rastlamadığımız gün yok. “Ben bir bayan olarak…” diyorlar; bir olayı anlatırken “İki bayan Bağdat Caddesi’nde yürüyorduk” diye başlıyorlar cümlelerine. Ama siyaset söz konusu oldu mu “bayan” demiyor kimse. “Kadın” deniliyor. “Siyasette kadınların daha çok yer alması”, “kadın adaylar”, “kadın milletvekilleri.” Kadın Derneği’nin adı Kader. Bayan Derneği yani Bayder değil. Öteki dernek ise Kamer (Kadın Merkezi). Buna karşılık otomobil ilanlarında “kadından satılık araba” denilmiyor da “bayandan satılık araba” deniliyor. Peki nedir kadın ile bayan arasındaki fark? Niye bazen kadın, bazen bayan diyor insanlar? Yukarıdaki ayrıma göre siyaset, edebiyat ve bilim terminolojisinde kadın; magazin ve gazetecilik dünyasında ise bayan demek alışkanlık haline gelmiş. Siz hiç bir edebiyat eleştirisinde “bayan yazarlar” nitelemesine rastladınız mı? Ben rastlamadım: Hep “kadın yazarlar” denilir. Oysa “başörtülü bayanlar” sözünü çok işitiyorum. Galiba “kadın” yerine “bayan” denilince daha yüceltici bir ifade kullanıldığı varsayılıyor. Daha kibar oluyor. İşin kökeninde bir “kabul” sorunu olduğu için de kentli olduğu düşünülen bu kavrama başvuruluyor. “Anadolu kadını” ve “başörtülü bayan” ayrımı ortaya çıkıyor. Başını bağlayan kadının modernleştiği savının yeni bir ifadesi. Bu işin kökeninde bir çelişki var: Bay ve bayan, Batılılaşma çabalarının hediyesi olan kelimeler. Batıdaki (Türkçe okunuşlarıyla yazayım daha iyi) mösyö, madam, mister, misis hitaplarının tercüme edilmiş hali. Hatta bu kelimeler tutsun diye Muhlis Sabahattin’in sözlerini ve müziğini yazdığı bir şarkı bile var: “Bayan dedim bakmadın / Manasını çakmadın / Niçin hemen göğsüne / Bir gonca gül takmadın” Nakarat kısmı ise şöyle: “Bay bayansız olamaz / Bayan baysız olamaz / Bu bir dünya işidir / Kimse de mani olamaz.” Meraklısı için öteki kıtayı da yazayım: “Nisan mayıs ayları / Gevşer gönül yayları / Çayır çimen bekliyor / Bayanlarla bayları.” Ben solcu aydınların hiçbir zaman bay ve bayan dediğine tanık olmadım. Mesela Murat Belge’de bu kullanıma hiç rastlamadım. Buna karşılık muhafazakâr kesimlerde sıkça kullanılıyor. Demek ki Cumhuriyetin “alafranga” bayan tabiri en çok bu kesimde tutmuş. Bu da Türkiye’nin kendine özgü çelişkilerinden biri.
