Atina’dan bir telefon aldım. Yunanistan Haber Ajansı muhabiri, Annan planında varılan son nokta üzerine bir söyleşi yapmak istiyordu. Yıllardan beri Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılmasını desteklediğimi ve son aşamayı genel olarak memnuniyetle karşıladığımı belirten cümleler söyledim.Muhabir bir an duraksadı ve “İyi ama bu plandaki adaletsiz hükümler için ne diyeceksiniz?” diye sordu. Anladım ki plandan hoşnut değiller ve benim de Annan planı aleyhinde bir şeyler söylememi bekliyorlar. “Ben” dedim “tahmin edeceğiniz gibi dokuz bin sayfalık planı okumadım. Ayrıntıları bilmeme imkân yok. Genel olarak barış ve çözüm isteğimi dile getiriyorum.”Dünkü konuşmadan da anladığım kadarıyla gelinen nokta, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı mutlu etmiyor. Türk tarafı ise (Denktaş hariç) daha memnun. İyi ama bu nasıl oldu? Neden dolayı BatI’nın geleneksel gözdesi Yunanistan, yerini Türkiye’ye bıraktı? Amerika niçin Türkiye lehinde bastırıyor? Ve en önemlisi, bu büyük desteğin karşısında nasıl bir “bedel” ödeyeceğiz?Amerika’nın Türkiye’ye desteği sadece Kıbrıs’la sınırlı değil. Bush yönetimi Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine tam destek veriyor, IMF borçlarımızı erteliyor, ekonomiyi rahatlatacak krediler açıyor. Belli ki Bush yönetimi, Erdoğan hükümetinin başarısı için elinden geleni yapmakta. Burada ister istemez yine “bedel” sorusu ortaya çıkıyor. Amerika bize hangi bedeli ödetecek? Bush, niye yapıyor bütün bunları? Şıklar şunlar:1. Bush, Türkiye’yi çok sevdiği için2. Bush, Erdoğan’ı çok sevdiği için3. Bush, islam’ı çok sevdiği hatta gizli Müslüman olduğu için4. Bush, Türkiye’ye ilişkin gizli bir stratejiyi uyguladığı içinBu şıklardan hangisine aklınız yatıyor bilmiyorum ama boğazına kadar borca batırılmış bir ülkeye gösterilen bu ana şefkati aklıma ister istemez böyle sorular getiriyor! Hele “Türkiye İslam cumhuriyeti” ifadeleriyle ve Atatürk’e gösterilen tepkiyle birleştirdiğim zaman.