Bu ülkede hukuk ihlalleri gündelik hayatımızın bir parçası olduğu için kimse tepki bile göstermiyor artık. Biliyorsunuz, seçim dönemlerinde üç bakanın istifa etmesi ve yerlerini bağımsız kişilere bırakmaları gerekiyor. AKP hükümeti bu hükmü yok sayarak üç bakanlığa da kendi adamlarını atadı. Hatta bir bakanlığa müsteşarı getirdi. İçişleri Bakanlığı’na da Kayseri Valisi Osman Güneş atandı. Bu bağımsız bakanın ilk icraatlarından birisi Başbakan’ı Kayseri’de karşılamak oldu. Hukuksuzluk öylesine iliğimize kemiğimize işlemiş, “bal tutanın parmağını yalayacağı” öylesine değişmez bir kural olmuş ki, böyle hukuk ve teamül dışı uygulamalar kılımızı bile kıpırdatmıyor. Şimdi sayın bakan, tarafsız icraatlarına bir yenisini ekledi. Cumhuriyet tarihinde ilk kez rastlanan bir uygulamayla Muğla Valisi Temel Koçaklar’ı merkeze aldı. Temel Koçaklar, görev yaptığı bütün illerde enerjisi, dürüstlüğü, yaratıcılığı ve ikna kabiliyetiyle sivrilen, kıt olanaklarla adeta mucizeler yaratan, her yerde çok sayılan, çok sevilen bir vali. Ancak büyük bir kusuru var: Laikliğe ve Cumhuriyet ilkelerine gönülden bağlı. Dolayısıyla Muğla gibi Türkiye’nin ön önemli turistik merkezlerinin olduğu bir ilden alınması, merkeze çekilmesi gerekiyor.
Aslında hikâye şöyle gelişmiş: 2001 yılında Muğla Valisi Lütfi Yiğenoğlu Bakanlar Kurulu kararı ile görevden alınmış ve işlemin iptali için haklı olarak Danıştay’a dava açmış. Bu dava altı yıl sonra sonuçlanmış ve Danıştay, Lütfi Yiğenoğlu’na hak vererek Merkez Valiliği’nden aktif valiliğe dönmesine karar vermiş. Muğla Valiliği’ne geri dönme isteği ise kabul edilmemiş. Buna rağmen Bakan Güneş, keyfi bir kararla Temel Koçaklar’ı Muğla Valiliği’nden alıp yerine Lütfi Yiğenoğlu’nu koymak istiyor. Oysa hiçbir vali, bakanlık yazısıyla görevden alınamaz ya da atanamaz. Bu konuda 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu çok açık: Altıncı maddesinde diyor ki: “Valiler, İçişleri Bakanlığı’nın inhası, Bakanlar Kurulu’nun kararı ve Cumhurbaşkanı’nın tasdikiyle tayin olunurlar. Vali tayininde 3656 sayılı kanun hükümleri cari değildir.” Bu açık maddeye rağmen, Temel Koçaklar’a bir bakanlık yazısı yazılıyor ve görevden alınmak isteniyor. Oysa bu durum açıkça yasalara aykırı.
Türkiye, kendi kendine mesele çıkaran ve başarılı insanlarını cezalandırma yoluna giden bir ülke haline geldi. Lütfi Yiğenoğlu şu anda vekaletle yönetilmekte olan bir ile atansa, olayla hiçbir ilgisi olmayan ve üçlü kararnameyle atanmış olduğu Muğla’da gece gündüz çalışan Temel Koçaklar görevine devam etseydi, bu sorunlar hiç yaşanmayacaktı. Ama bütün bunlar iyi niyetli yönetimler için geçerli. Art niyet olduğu zaman işlemiyor.
