CHP’nin bugünkü kurultaya yine gerilimle girmesi, yıllardan beri sürüp giden üzücü olaylar zincirinde yeni bir halka. İktidar partisi güle oynaya bir kongre yaparken, muhalefet partisi blok liste miydi, çarşaf liste miydi tartışmaları içine yuvarlanıyor. Partide yine “şucular”, “bucular” gerginliği tırmanıyor. Düşünceden ve ideolojiden çok kişiler ve onların çevresindeki gruplaşmalar öne çıkıyor. Dün Ankara’da bindiğim bir taksinin sürücüsü “Dedemden bu yana hep aynı görüşte oy kullanırız. Şimdi kendi kendime soruyorum; acaba bu alnımıza yazılmış bir ceza mı?” diye dert yanıyordu. Bölünmeler, kişilik kavgaları, genel başkan olma ısrarları ve hizipleşmeler bu harekete oy veren milyonlarca insanı bıktırdı, küstürdü, umutlarından etti. Ama ne yaparsınız ki profesyonel kadroların çoğu, halkın gördüğünü göremiyor. Kendi içinde didişip duruyor. Yıllardan beri CHP-SHP-DSP bölünmeleri ve kişisel ihtiraslardan kaynaklanan kavgalar, Türkiye’de kendisine sol ya da laik, çağdaş, demokrat diyen hareketin sırtını yere yapıştırdı. Büyük kentlerin belediyeleri bu bölünmeler yüzünden kaybedildi.Sol partilerin kendi aralarındaki mücadeleleri, büyük kent belediyelerini Refah Partisi’ne teslim etti ve AKP iktidarına giden yolu açan önemli bir dönüm noktası oluştu. Sol partiler toplam olarak yüzde 35’in üstünde oy almalarına rağmen bölünmeler yüzünden belediyeleri yüzde 24 oy alan Refah’a verdiler. 1994’te solu birleştirmek için çok uğraştım; partilerin liderlerine tarihsel sorumluluklarını hatırlattım ama ne yazık ki söz dinletemedim. Kavga, gürültü ve birbirinden nefret etme geleneği hâlâ sürüp gidiyor. Kurultay da solun bu parçalanmış görüntüsü içinde yapılıyor. Bir partide blok liste de olabilir, çarşaf liste de. Bunlar dostça, kardeşçe tartışılıp bir karara bağlanabilir. Böyle bloklaşmaya, birbirini kırmaya, hizipleşmeye hiç gerek yok. Ama ne yapalım ki gelenek bu. Kısacası; Orhan Veli’nin sol eli için yazdığı şiir hâlâ geçerliliğini koruyor. Ana muhalefet partisi yine kendi içinde kavgalara sürüklenirken, Türkiye’yi başka ufuklara taşıyan hareketler atı alıp Üsküdar’ı geçiyorlar.