BÜYÜK bir kültür adamı öldü. Cumhurbaşkanlığı da yapmıştı. Adı François Mitterrand'dı.

***

YIL 1980.
Yaz ayları...
Mitterrand, Güney Fransa'daki ağaçların gölgesinde, toplantıya çağırdığı insanların elini sıkıyor ve Akdeniz diyaloğu toplantısının Akdenizli ev sahibi olarak, oğlu gibi koşuşturan Jack Lang'ı izliyor.

***

YIL 1984, aylardan Mayıs.
Elysee Sarayı'nda, siyah giysili görevliler "President de la Republique"in geldiğini duyuruyor ve geniş, iki kanatlı kapıları açıyorlar.
"Sakin güç", kabul salonuna giriyor.
Davetliler iki yana dizilmiş.
Salonun ortasında dört adam yanyana durmakta.
Sol başta Joris Ivens var. Belgesel filmi sanat düzeyine yükselten, büyük usta Ivens.
Onun yanında romancı Eli Wiesel duruyor.
Viesel'in yanında da Federico Fellini.
Fellini'yle aynı boyda ve aynı gözlükleri taşıyan Yaşar Kemal, dördüncü kişi olarak sıradaki yerini almış.
Cumhurbaşkanı dört dev sanatçının karşısında duruyor. Sonra Joris Ivens'ten başlayarak, bu sanatçılara kumandan rütbesini vermekten ne kadar onur duyduğunu anlatırken, o sanatçının yapıtına da değiniyor.
Sadece bir Cumhurbaşkanı değil, büyük bir kültür adamı konuşmakta.
Resmi, biraz soğuk, mağrur ve görkemli.
İnce dudaklarının her açılışı sanki "Kanun benim" diyen beyaz peruklu, gümüş bastonlu ve topuklu pabuç giymiş atalarının gururunu ve iradesini yansıtıyor.
Ne var ki Yaşar Kemal'e sıra geldiğinde bu hava bozuluyor.
"Yaşar Kemal", diyor Mitterrand. Göz göze geliyorlar ve Mitterrand'ın yüzüne de romancıdaki muzip, şakacı hava yerleşiyor.
Onun romanını ne kadar çok sevdiğini ve yüzyılın en büyük sanatçılarından birisi olarak selamlamaktan ne kadar mutluluk duyduğunu anlatırken, "büyük adam" bir dost, bir kardeş oluveriyor.

***

YIL 1982.
Mitterrand, Sorbonne Üniversite'si'nde "Kriz ve Kültür" toplantısında konuşuyor.
Diyor ki "Kültür bir topmunun temelidir. İnsanın insanla ilişkisini belirlediği için ekonomiden, savaşa kadar her alanı etkiler. Fabrikadaki işçinin, işverenle ilişkisini bile kültür tayin eder."
"Bravo" diye bağırmak geliyor içimden.
Kürsüdeki adama Fransa Cumhurbaşkanı olduğu için değil, beni heyecanlandıracak düşünceler öne süren büyük bir kültür adamı olduğu için sonsuz saygı duyuyorum.

***

NE mutlu Fransa'ya ki böyle bir devlet başkanına sahip oldu.
Ne mutlu Mitterrand'a ki kültürün değerini bilen bir ülkede politika yaptı.
Ne mutlu bize ki, yüzyılımızın en büyüklerinden birisini tanıma ve onunla konuşma olanağına kavuştuk.

***

Mösyö Doppfer;
Büyük yurttaşınızın ölümünden dolayı başsağlığı dileklerimi sunarken, böyle bir devlet başkanına sahip olduğunuz için sizi ve ülkenizi kutluyorum.