Geçen gün akıllı bir dostum; “Galiba bizim iki büyük sorunumuz var” diyordu. “Biri eğitimsizlik, ikincisi ise kural tanımama.” İtiraz edilecek bir söz değildi bu ve bana göre de son derece doğruydu. Türkiye nüfusunun çoğunluğu eğitilmiyor. Aileler çocuklarını o şekilde büyütüyorlar ki… Yoksul ailelerde “Saldım çayıra-Mevlam kayıra” durumu egemen. Varlıklı aileler ise çocuklarının sadece gıdası ve bedensel olarak gelişmesi ile meşgul. Tabii bir de hayatta “başarılı” olabilmesi için okula gönderip diploma kapabilme yarışı. Ama okul dediğiniz şey, bir takım bilgiler veriyor ancak. Çocukları eğitmiyor; onların daha kibar, daha kültürlü, daha anlayışlı bireyler olmalarını sağlamıyor. Bu eğitim ancak ailede verilebilir. Bugün on binlerce Türk evi, televizyonun karşısında divanın üstüne devrilmiş, koca bacaklarını duvara uzatmış, annesine “Acıktııım!” ya da “Susadııım!” gibi tek kelimelik cümlelerle konuşan obez oğlanlarla dolu. Anneler de “Aman benim tosuncuk oğlum aç kalmasın!” diye oğlan gak deyince sandviç, guk deyince cips koşturuyor. Eve bir büyük geldiğinde ne yapacaklarını bilmiyor bu çocuklar. Stockholm’de oturduğumuz sıralarda bazen kızımın İsveçli arkadaşları gelirdi eve. Bir elma verdiğiniz zaman o minicik sarışın kızların yaptıkları zarif reveransı, teşekkür edişlerini görmenizi isterdim. Küçük melekler gibi uçucu ve kibardılar. İngilizler de böyle eğitirler çocuklarını, Fransızlar da! Biz ise Türkiye’de her sabah “Büyüklerimi saymak, küçüklerimi sevmek” sözünü söylete söylete son derece cahil, kaba, bön kuşaklar yetiştirdik. Onları, düzeysiz ayak takımı eğlenceleri gösteren televizyonlara emanet ettik. Sonuç ortada! Oturup kalkmasını, cevap vermesini, yemek yemesini bilmeyen bir gençlik ordusu. Elbette koskoca ülkede bu kategoriye girmeyen, pırıl pırıl gençler de var. Ama devede kulak misali. Çoğunluk kaba! Zaten siz bu ülkede yıllardır kibarlık, nezaket gibi değer ölçüleri duyuyor musunuz? Bir kişinin “Çok nazik adam!” “Çok kibar kadın!” diye övüldüğünü duymayalı kaç yıl oluyor? Kısacası halkı eğitmiyoruz. Çünkü şimdi moda halkı eğitmek değil, onları ortaçağ karanlığında bırakıp verdikleri oyu kutsal sayarak demokrasicilik oynamak!
