Namaz vaktini kaçıran Müslümanlar, daha sonra kılacakları “kaza namazı”yla bunu telafi ederler.Ama devlet idaresinde elden kaçan dengeleri kaza namazı kılarak yerine koyma olanağı yok.Gitti mi gider!Yeni tren kazasını nazar-kader-Allah’ın takdiri gibi kavramlarla açıklamak rahatlığına sığınmayarak, durumu çıplak gözle görmeye çalıştığınızda ortaya şu manzara çıkıyor:AKP hükümeti, yaptığı hızlı kadrolaşmanın faturalarını ödemeye başladı.Daha doğrusu bu faturayı halka ve ülkeye ödetmeye başladı.Bilgi birikimi, uzmanlık ve özel beceri isteyen kurumlara bile “sen-ben-bizim oğlan” atamaları yapılıyor.Bu kişilerin kökenini hepimiz biliyoruz: Önce tarikat mensupluğu, cami cemaatleri, sonra Erbakan’ın kurduğu partilerin şu ya da bu konumunda yer almak, daha sonra İstanbul Belediyesi ve hoooop! Devlet idaresi.Bu kadar hızlı çıkan asansöre can mı dayanır?Türkiye ne yazık ki beceriksiz ve soyguncu yöneticilerin elinden kurtulmak için bu birikimsiz kadroya teslim oldu.Onlar da şimdi devletin her kurumuna kendi adamlarını yerleştiriyorlar.Aslında yaptıkları iş dine de sığmıyor.Çünkü Kuran “İşi ehline verin!” der.Oysa kitabı peygamberi ağzından düşürmeyen bu yönetim işi ehline vermiyor, yandaşına veriyor.Tren kazaları işin görünen yanı.Bir de görünmeyenleri, daha doğrusu uzun vadede görünecek olanları var:Milli Eğitim’de, ekonomide, kamu yönetiminde, dış politikada ne tren kazaları oluyor ama bunların anlaşılması için aradan biraz süre geçmesi gerekecek.

THY uçaklarına maşallah levhaları hazırlanıyor mu acaba?