Son ayların en önemli gündem maddesi, güçlü lider arayışı olarak beliriyor. Güçlü lider-güçlü hükümet formülünün sorunların çözümüne yardıma olacağı konuşulmakta. Ve konu her defasında gelip Hüsamettin Cindoruk isminde kilitleniyor. DYP içinde, parlamento, iş çevrelerinde ve basında Cindoruk isminin çekim gücüne kendini kaptınp gidenler var. Deyim yerindeyse Cindoruk’a rica heyetleri gönderiliyor. DYP Genel Başkanlığı’nı ve Başbakanlığı kabul etmesi için böylesine ısrarlı taleplerle karşılaşan Hüsamettin Cindoruk ise bu işi hep erteliyor ve çekimser görünüyor. Türkiye’de Başbakanlık koltuğunu reddedenlere pek sık rastlanmadığı için bu durum Cindoruk isminin çekiciliğini daha da artırmakta.
Şimdi herkesin kafasındaki soru şu: Acaba Cindoruk neden bu kadar çekimser davranıyor? Başbakanlığı niye reddediyor? Kişisel bir tercih mi söz konusu yoksa politik bir hesap mı?
Hüsamettin Cindoruk, hükümetlerin karşı karşıya kaldığı sorunları iyi bilmekte, Türkiye’nin giderek ağırlaşan sorunları altında ezilmek istemiyor. Bir yanda Güneydoğu krizi, bir yanda Kıbrıs, öte yanda Kafkasya ve Balkanlar, içeride gittikçe sıkışan ekonomi, bir türlü baş edilemeyen enflasyon, döviz-faiz kıskacı ve benzer sorunların altına girmek istemiyor Cindoruk. Kendisini böyle bir geçiş döneminde yıpratmak istemiyor. Bu yüzden en azından Mart seçimlerine kadar beklemekte kararlı.
Peki Mart’tan sonra ne olur? Şöyle bir senaryo düşünün; DYP ve ANAP birbirine yakın oylar alır… İki puan DYP’nin ya da iki puan ANAP’ın önde olması bu iki partiyi de güçlü bir hükümet kurmaktan yoksun bırakır. Dolayısıyla 1994 sonbaharında yapılacak olan bir genel seçimin ilk i işaretleri yeni bir koalisyonu gösterir… Oysa üzerinde gittikçe birleşilen konu, Türkiye’nin bu kriz önemini koalisyon hükümetleriyle atlatamayacağı ve seçimlerden tek ve güçlü bir hükümetin çıkması zorunluluğudur. Bu durumda ANAP ve DYP’nin seçim öncesinde birleşmesi gündeme gelir. Bir partide iki genel başkan düşünülemeyeceğine ve partilerden birinin genel başkanın tercih etmek de zor olduğuna göre, herkesin aklının yatacağı yeni bir genel başkanın adı atılır ortaya. Bu isim de Hüsamettin Cindoruk’tur. Süleyman Demirel’in köşkten vereceği büyük destekle bu senaryo gerçekleşebilir ve Cindoruk, Başbakanlık koltuğuna güçlü bir ANAYOL hükümetinin lideri olarak oturur. Bu arada, sağına Mesut Yılmaz’ı, soluna Tansu Çiller’i almayı da ihmal etmez herhalde.
