ANKARA'daki hipodrom konserinin görkemine sevindim ama şaşırmadım.
Bunu bekliyordum.
Çünkü Türkiye'deki laik demokratların ne kadar güçlü olduğunun en yakın tanığıyım.
Yalnız Ankara'da değil, Anadolu'nun her köşesinde bu güç mevcut.
Tam olarak siyasi ifadesini bulamamış olan bu kitleler, demokrasinin en büyük güvencesi.
***
HİPODROM müthiş büyük bir alan.
Toplamı bin yüz dönüm.
Konseri izleyen kitlenin kapladığı alan ise 250 dönüm. Yani 250 bin metrekare.
Bu alanın hıncahınç dolmuş olduğu görüldü.
Bu tip toplantılar metrekare başına dört kişi olarak hesaplanır.
Belediye teknik ekiplerinin ölçümleri ve bu sayı çarpıldığında ortaya bir milyon kişilik bir kitle çıkıyor.
Sahneden baktığınızda ucunu göremediğiniz bir insan seli.
Çünkü konserin en arka sırasında ki insanın size olan uzaklığı bir kilometre.
Elimizdeki teknik bilgiler 1 milyon kişiyi kanıtlıyor ama biz bu sayıyı telaffuz etmeyerek 500 bin demeyi yeğledik.
Yalnız inanın ki 500 bin çok alçakgönüllü bir sayı.
Yalçın Bayer, hipodrom şölenini, "Cumhuriyet tarihinin en büyük gösterisi" olarak nitelerken haksız değil.
Sultanahmet alanı taş çatlasa 50 bin kişi alır. Fetih Şöleni, stadyumun kapasitesi olan 30 bin kişiyi aşamaz.
Hipodrom ise bu gösterilerin yirmi katı çoğunluğa sahipti.
***
BÜTÜN bunları ayrıntıyla anlatmamın nedeni şu:
Bu ülkede umutsuz olmak için hiçbir nedenimiz yok.
Halka güvenelim.
Halkın içinde aydınlık bir nehir gibi akan sağduyulu kitleye inanalım.
Bu bir konser başarısı değil, laik demokratik kitlelerin bir zaferidir.
Aynı alanda daha önce verdiğim konserlerde en fazla 200 bin kişi toplanmıştı.
Demek ki bu yıl, şölene katılımın bu derece artmasını sağlayan başka bir duyarlılık ve farklı bir siyasal bilinç var.
***
İNSANLARIMIZ, türkülere inanıyor.
Çünkü türküler onları hiç aldatmadı.
Yiğidim Aslanım'dan Karlı Kayın Ormanı'na uzanan parçaları böyle muhteşem bir koroyla söylemeleri bundandır.
***
"CUMHURİYET tarihinin en büyük şöleni"ni yaratan insanlar pırıl pırıldı.
Dost, sevecen, uygar, demokrat!
Coşkularına kapılıp ne bir taşkınlık yaptılar, ne de olay çıkardılar.
Yüz binlerce kişi sevgi seli gibi toplandı ve bir tül yumuşaklığında dağıldı.
Konseri izleyen Alman parlamentosu milletvekili Cem Özdemir "Şu tabloyu Almanya'daki meslektaşlarıma göstermek isterdim" diyordu. "Türkiye hakkındaki fikirleri değişirdi."
***
BİZE bu büyük hediyeyi veren, Türkiye'ye umut aşılayan ve beni hiç yalnız bırakmamış olan Ankaralı dostlarıma teşekkür ederim.
Bize yaşama gücü veriyorlar.
Bu arada basındaki dostlarımıza da teşekkür borçluyuz.
Desteklerini ve yardımlarını esirgemedikleri için...
***
EN son teşekkür de sevgili kardeşim Doğan Taşdelen'e ve Çankaya Belediyesi'nin özverili kadrosuna.
Haftalar süren yoğun çalışmalarının sonunda, hipodromdaki muazzam kitleyi görünce yüzlerine yayılan sevecen gülümsemeyi hiç unutmayacağım.
