Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli

Sizlere daha önce bu köşede Kıbrıs “Yeşil Hat” üzerindeki konser projemizi duyurmuştum.
Mikis Theodorakis‘in mektubu, ortak konserle ilgili heyecanını ve büyük umutlarını yansıtıyordu.
Hem sahnedekiler, hem izleyenler bakımından “ortak” bir konser olacaktı bu.
Theodorakis, Birleşmiş Milletler izinlerini ve Klerides‘in desteğini sağlamıştı.
Bunun üzerine Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş‘la temas kuracağımı ve desteğini isteyeceğimi yazmıştım.
Denktaş mektubumu dün cevapladı.
Şöyle yazıyor:
Sayın Livaneli,
Theodorakis ile vereceğiniz müşterek konserin ara bölgede, Ledra Palas’ta yapılacağı duyurulmuştur. Ledra Palas’ta, BM bayrağı altında yapılan toplantılara halkımız katılabilmektedir. Dolayısı ile müşterek konserin rağbet göreceği muhakkaktır. Ümit ederim ki Rum tarafı konseri destekleme bahanesiyle konseri Rum semtine kaydırmak istemeyecektir. Rum tarafından ürktüğümüz yoktur. Ancak Kuzey’den Güney’e geçen herkesi medyada “işgal bölgesinden hür bölgeye geçen Türk azınlığı mensupları” olarak nitelemekte ve Kıbrıs’ın tümüne hükmeden meşru hükümetimiz olduğu vurgulanmaktadır. Kıbrıs meselesini teşkil eden bu iddiayı biz kabul etmediğimiz içindir ki Kıbrıs meselesi halledilemiyor.
BM bayrağı altında, ara bölgede verilecek müşterek bir konser Rumların “meşru hükümet” oldukları iddialarını değiştirmeyecek ve bizleri de Rum idaresinin hükümetimiz olmadığı görüşümüzü etkilemeyecekse de genelde siyasi havanın yumuşamasına olumlu katkıta bulunacağı aşikardır.
Bu da bir katkıdır.

***

Sayın Cumhurbaşkanı’nın mektubuna ve konseri olumlu bulan görüşlerine teşekkür ederim.
Türk tarafının desteğini almayan ya da temsil edilmediği bir ortak konser düşünülemezdi bile.
Bu bakımdan Denktaş‘ın olumlu görüş bildirmesi, konseri gerçekleştirme yolundaki umutları bir kat daha artırdı.
Elbette, konser vererek adanın siyasi sorunlarını çözmek mümkün değil. Zaten böyle bir iddia, olağanüstü bir kendini bilmezlik örneği olurdu.
Ama değil mi ki Kıbrıs’ın ortasında Türk ve Yunanlı sanatçılar bir konser verecek ve değil mi ki iki halk liderleriyle birlikte konserde bulunacak, bu da barış yolunda – Sayın Denktaş’ın dediği gibi – en azından bir katkıdır.

***

Yeşil Hat konseri projesini Unesco Genel Direktörü Federico Mayor‘a anlattım ve konserin, benim de görevlendirilmiş olduğum “Barış Kültürü” programına alınmasını hatta konserin açılışında Mayor‘un bir konuşma yapmasını önerdim. Mayor bu öneriyi heyecanla destekledi.
Dolayısıyla Theodorakis‘le vereceğimiz konser, Unesco çerçevesi içinde Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs yönetimlerini ve halk- larını bir araya getirebilecek.
Bir konser her şeyi çözmez ama on binlerce Rum ve Türk hep bir ağızdan “Yaşasın Barış” diye haykırsın, sonrası gelir.