Dünya Değişirken – Zülfü Livaneli
Türkiye böylesine iç meselelerine dalmışken NATO da nereden çıktı diyebilirsiniz. Ayrıca benim NATO‘yla ne ilgim olduğu sorusu da sorulabilir.
İnanın ki ben de birkaç gün öncesine kadar böyle düşünürdüm ama Claess’den boşalan NATO Genel Sekreterliği adaylarından birisini tanıyor olmam, bu konuya yoğunlaşmam sonucunu doğurdu.
***
San Francisco‘daki “Dünya Forumu”nda çok ilginç kişiler tanıdım. Bu tip toplantılarda dünyanın en önemli beyinleri, bir ömür boyu elde ettikleri birikimleri sergiliyorlar ve müthiş bir düşünce heyecanı yaşıyorsunuz.
Nasıl tekstilciler diğer tekstilcileri, petrolcüler diğer petrolcüleri uluslararası fuarlarda tanırlarsa, düşünce ve kültür adamları da bu tip forumlarda karşılaşıyor ve eğer aralarında uygun bir düşünce – kişilik frekansı doğarsa dost oluyorlar.
***
San Francisco toplantısında, daha önce hiç yüzyüze gelmediğim üç önemli adamı tanıma olanağı buldum: Megatrends yazarı John Naisbitt, Carter’in danışmanı Zbigniev Brzezinski ve eski Hollanda Başbakanı Ruud Lubbers.
İki akşam yemeğinde yanyana oturduğumuz ve saatler boyu sohbet ettiğimiz Ruud Lubbers 12 yıl boyunca Hollanda’yı yönetmişti ve inanılmaz bir entellektüel performans sergiliyordu.
Barıştan, dostluktan, kültürden ve yeni uygarlıktan yana bir kişiydi ama “naiv” değildi.
Bu önemli kültür adamı politikacıyı, John Naisbitt‘i ve Carl Sagan‘ı Issık Göl forumuna kazanma fikri doğdu.
Konuyu Cengiz Aytmatov‘a ve Mihail Gorbaçov‘a açtım. Uygun buldular ve bu üç entellektüel, Gorbaçov‘un dairesinde yaptığımız dar kapsamlı Issık Göl toplantısına katıldılar.
Naisbitt foruma katılma konusunda çok istekliydi ve biz Toffler‘den sonra Megatrends yazarını da kazanmıştık.
Ruud Lubbers konuya daha soğukkanlı yaklaşıyor ve dünyada birçok forum olduğunu, Issık Göl‘ün ilk misyonunu tamamladığını ve çok önemli bir başka misyonu olmazsa görüşmelerin dostluk toplantılarını geçmeyeceğini söylüyordu.
Bence de haklıydı.
Lubbers’le adres değiş tokuşu yaptık ve yazışmaya karar verdik.
Çünkü, gelecek yıl forumun, Issık Göl’de gerçekleşecek 10. yıl toplantısını hazırlama komitesinde ikimiz de görev almıştık.
***
İstanbul’a dönünce, çok etkilendiğim Ruud Lubbers‘i aileme ve yakınlarıma (bu arada Bülent Tanla’ya) epey anlattım. (Laf aramızda Lubbers’i, bizi yönetenlerle karşılaştıran ve epey hayıflandığım konuşmalardı bunlar.)
Daha sonra CNN televizyonundan ve başka kaynaklardan, Lubbers‘in NATO Genel Sekreterliği için en güçlü aday olduğunu öğrendim.
Böyle barış yanlısı bir entellektüelin NATO’nun patronu olmasına çok sevinirim.
Çünkü San Francisco‘da anlattıklarını uygulayabilecek bir karar mekanizmasının başına geçmiş olur.
Önümüzdeki yıllarda Lubbers‘in NATO’da, Unesco patronu Federico Mayor‘un da Birleşmiş Milletler’de Genel Sekreter olduğunu görme şansına kavuşmayı diliyorum.
Çünkü tanıdığım kadarıyla bu iki insan, iki dost, dünyanın en gelişmiş beyinlerine sahip onurlu, barışsever ve kültürlü insanlar.
Böyle kişilikler dünyamıza bir seviye kazandırır
