Sovyetler Birliği'nde başlayan ve bütün dünyayı etkileyen Perestroika ve Glasnost rüzgârları, Türkiye'de de esmeye başladı.

Bu gelişmelerin en ilginçlerinden biri Türk Sineması'nda yaşanıyor.

3-5 Mart'ta Moskova'da Kültür Bakanlığı'nın düzenlediği Türk Sineması Günleri'nde, Sovyetler Birliği'nin en önemli sinema adamları, Türk filmlerini izleyecekler.

Kültür Bakanlığı'nın sadece Sovyetler Birliği'ndeki değil, bütün dünyadaki sinema çevrelerinde büyük yankı uyandıran bu girişimi, Türk sinemasının uluslararası alanda tanınması için önemli bir adım.

Türk Sineması'nın son yıllarda büyük bir atılım içinde olduğu biliniyor. Özellikle genç yönetmenlerin çektiği filmler, uluslararası festivallerde ödüller kazanıyor, eleştirmenlerin dikkatini çekiyor.

Ancak bu atılım daha çok Batı'ya dönük. Berlin, Venedik, Cannes gibi festivallerde boy gösteren Türk filmleri, Doğu Avrupa ülkelerinde pek tanınmıyor.

Oysa Doğu Avrupa ülkeleri, Türk filmlerinin gösterimi için çok verimli bir pazar. Geçmişte Yeşilçam filmleri bu ülkelerde büyük ilgi görmüş, hatta bazı filmlerin kahramanları halk kahramanı haline gelmişti.

Bugün Türk Sineması'nın bu ülkelerde yeniden tanıtılması, hem kültürel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıyor.

Moskova'daki Türk Sineması Günleri'nin bu açıdan bir başlangıç olması bekleniyor. Kültür Bakanlığı'nın bu girişimi, Sovyetler Birliği'nin önde gelen sinema adamlarının Türk filmlerini izlemesini sağlayacak.

Bu sinema adamları arasında, Sovyetler Birliği Sinemacılar Birliği Başkanı Elem Klimov, Moskova Film Festivali Başkanı Andrei Plahov, ünlü yönetmenler Nikita Mihalkov, Sergei Solovyov, Karen Şahnazarov gibi isimler bulunuyor.

Türk Sineması Günleri'ne katılacak Türk yönetmenler arasında ise Atıf Yılmaz, Şerif Gören, Ömer Kavur, Erden Kıral, Ali Özgentürk, Zeki Ökten, Yavuz Özkan, Başar Sabuncu, Nesli Çölgeçen, İrfan Tözüm, Yusuf Kurçenli, Orhan Oğuz, Barış Pirhasan, Canan Gerede, Ümit Elçi, Engin Ayça, Mustafa Altıoklar, Ferzan Özpetek gibi isimler yer alıyor.

Bu genç yönetmenler, Türk Sineması'nın geleceğini temsil ediyorlar. Onların filmleri, Sovyetler Birliği'nde büyük ilgi görecektir.

Kültür Bakanlığı'nın bu girişimi, Türk Sineması'nın uluslararası alanda daha geniş bir kitleye ulaşmasına yardımcı olacaktır.

Ayrıca, bu tür etkinlikler, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine de katkıda bulunacaktır.