Bayramlar, insanların gündelik kaygılarından kurtulup da biraz nefes almalarını sağlayan ara istasyonlarıysa eğer, bu soluklanmaya her zamankinden fazla ihtiyaç var. Çünkü herkes iyice bunaldı. Kriz, enflasyon, repo, döviz, banka, terör, hükümet, muhalefet diye diye herkeste ufak tozutma alametleri belirmeye başlamıştı doğrusu. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının biraz saha dışına çıkıp dinlenmesinde ve durumu serinkanlı bir biçimde gözden geçirmesinde müthiş yarar var. Bilmem farkında mısınız, her gün (ama her gün) Tansu şunu dedi, Mesut bunu dedi, Cindoruk işaret çaktı, Demirel arayı açtı sözlerini dinlemek insanda öyle bir gerilim ve öyle derin bir umutsuzluk duygusu yaratıyor ki bir süre sonra bu ülkede kimsenin ruh sağlığı yerinde olmayacak.

Gerçi bizde böyle de dışarıda farklı mi sanki. Dünyayı yedi iklim dört köşe dolaşıp da insan soyunun neler yaptığını görünce bizim, “Deliye her gün bayram” sözünü hatırlayıp, “Dünyaya her gün bayram” demek geliyor içinizden. İşte size birkaç örnek:İtalya’nın Torino kentinde yaşayan Franco Pittone, 32 yıl içinde 250 bin dolarlık pizza yediğini hesap etmiş. Sabah, öğle ve akşam sadece pizza yiyen ve ağzına başka bir şey sürmeyen 55’lik Pittone, 23 yaşındaki kilosunu koruduğunu söylüyor.

Govan Nezeç adlı Sırp, yeni bir parfüm sürmüş piyasaya. El bombası şeklinde bir şişeye konmuş olan parfümün adı da “Sırp. “Hakkımızda öyle kötü şeyler yazılıyor ki” demiş Nezeç “Böyle bir parfüm çıkararak ne düşündüklerine aldırmadığımızı kanıtladım.” Katliamla övünmek de Sırplar’ın işi.

Japonya’da Ton balığının gözlerini yeni bir lezzet türü olarak satmaya başlamışlar. Şimdi de dört gözlü Ton balığı üretmek için uğraşıyorlarmış. Böylece ticaret uğruna, dünya tarihinde ilk kez dört gözlü Ton balıkları üretilecek. Aynı mantıkla davranan İsveçliler yıllar önce daha fazla pirzola elde etmek için, ince uzun domuzlar üretmişlerdi.

Şili’de Rafael Chaves, Pinochet’ye ve orduya karşı eylemlerde bulunmaktan dolayı yargılanmış ve idam cezasına çarptırılmış. Chaves’in kızkardeşi ise mahkuma son yemeğini yedirmek istediğini bildirmiş ve izin üzerine infazdan önce hapishaneye gelerek kardeşine yemek arasında otuz adet jelatin patlayıcısı dolu küçük balon yutturmuş. Biraz sonra yargıç Montoya ve on bir üst dereceli subay, Chaves’in kurşuna dizilişini seyretmek üzere avluda yerlerini almışlar ve ilk kurşunlarla birlikte, sırıtmakta olan Chaves infilak etmiş. Sonuçta yargıç, subaylar ve idam mangası havaya uçmuş.

Şimdi dediğime hak veriyor musunuz? Dünyaya her gün bayram değil mi?