Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; Nazım Hikmet “onlar” için böyle diyordu. Türkiye’nin en kritik anında yine meydanlara aktılar, yine o barışçı, o uygar seslerini yükselttiler, yine aydınlığa sahip çıktılar. Ve bütün dünya Türkiye’de laikliğe, özgürlüğe sahip çıkan büyük kitlelerin varlığını öğrenmiş oldu. O dünya ki; önde gelen gazeteleri, ajansları ve televizyonlarıyla bu insanları yok sayıyordu.Çünkü birtakım Türkler onları, “Atatürk devrimleri tutmamıştır. Süngü zoruyla dayatılmaktadır. Halk İslâmi kurallara göre yaşamayı özlemektedir” tezine inandırarak, milyonlarca uygar, laik yurttaşın varlığını inkâr etmelerini sağlamışlardı. Ama halk ortaya çıktı, milyonlarca kişi yüzlerine vuran aydınlıkla meydanları doldurdu ve bütün dünya “Aaaa Türkiye’de böyle insanlar da varmış!” demek zorunda kaldı. Dünya basını kaç haftadır bu olayla çalkalanıyor, kendilerinden nelerin saklanmış ve nasıl yanlış bir resim çizilmiş olduğunu görüyor.

Bu mitinglere katılanlar arasında çeşitli siyasi görüşlerden insanlar var. Belki de ayrı partilere oy atacaklar. Aralarında namaz kılan, oruç tutan, dini duyarlılıkları yüksek olanlar da eksik değil.Ama ortak noktaları; özgürlüğe, aydınlığa, uygarlığa, barışa duydukları saygı. Özellikleri; dini siyasete alet edenlere, inancı bir manivela olarak kullanarak iktidar ve servet peşinde koşanlara karşı çıkıyor olmaları. Bu insanlar kavga istemez, bölünme istemez, darbe istemez; hatta darbelerin karşısındaki en büyük güvence onlardır. Ben milyonlarca kişilik bu büyük kitlenin varlığını yıllardır biliyorum. Onların Türkiye’nin temel gücü, geleceğe dönük aydınlık yüzü olduklarının bilincindeyim. Ankara’da beş yüz bin kişi toplanıp hep bir ağızdan şarkılar söyledikten sonra dağılan bu insanların, geride bir çöp bile bırakmadıklarının tanığıyım. Bu insanlar ne yankesicilik yapar, ne jilet atar, ne sağa sola tükürür. Onlar düzgün insanlardır. Ama nedense basın ve aydınlar, bu kitleyi görmezden gelir, onları önemsemez. O zaman da meydanlara akıp, bütün dünyaya kendilerini ispat ederler. Çünkü onlar “halktır” ve halkın gücü önünde hiç kimse duramaz.