İzmir’deki görkemli mitingi yabancı basın da izliyordu. Podyum gerisinde oturur ve katılımcılarla sohbet ederken CNN International sordu: “Sizce AKP’nin gizli bir İslami programı olduğu iddiası doğru mu?” “Çevrenize bakın” dedim. “Burada toplanan milyonun üzerindeki insan buna inanıyor. Ankara’da-kiler, İstanbul’dakiler de öyle. Bu sizce önemli değil mi?” CNN muhabiri Karen Dougherty güldü, anladım dedi.

İzmir mitingini anlatacak tek kelime bulmaya çalışsanız; muhteşem, müthiş, olağanüstü gibi nitelemelerin yetersiz kaldığını görürsünüz. Çünkü İzmir’den vuran aydınlık, lafla sözle anlatılamayacak kadar büyüktü. O büyük kitle, gülümseyen yüzler, denizde rengârenk tekneler… Dünya Türkiye’yi böyle seyretti ve herhalde çok kişi yine şaşırdı. Ankara ve İstanbul’dan sonra İzmir’den yansıyan görüntüler, kafalarındaki umacı Türkiye imgesi ile tam bir çelişki oluşturuyordu. Bu kadar güzel insanın bir araya gelmesi dünyada da pek sık rastlanan bir olay değil.

İzmir mitingi siyasi partilere ve onların dar pencerelerine sığmayacak kadar büyüktü. Ankara ve İstanbul mitinglerinin o kendiliğinden, halk girişimiyle ortaya çıkan sivil görkeminden sonra bir dalga bulan ve bunun üstüne çıkıp sörf yapmak isteyen bazı siyasiler oldu. Seçimlerde adaylık kaygısında olan bazı kişiler, mitinge egemen olma girişimlerinde bulundu. Sahneyi ve mikrofonu ele geçirip, mitingi bir siyasi parti mitingine çevirmek istediler ama halk bunlara izin vermedi. Dolayısıyla da mitinge en küçük bir gölge düşüremediler.

Özet olarak pazar günü bütün kuşlar İzmir’e doğru uçtu ve orada Türkiye’yi yeniden kanatlandırdılar. Şimdi AKP bunun karşısında miting yapmayı deneyebilir, Erzurum’daki gibi büyük mitingler de düzenleyebilir ama bilsinler ki bu aynı şey değildir. Çünkü Ankara, İstanbul, İzmir mitingleri, bir siyasi parti mitingi değildi. Yurttaşın doğrudan doğruya yaşam biçimine sahip çıkma eylemiydi. Gönülden gelen bir birliktelikti. Ne bindirilmiş kıta vardı ne indirilmiş kıta. Halk her açıdan o kadar büyüktü ki hiçbir partiye, hiçbir siyasi görüşe sığmıyordu. Dolayısıyla hiçbir siyasi miting bunun karşılığı olamayacaktır. Pazar günü İzmir halkı Türkiye’ye bir hediye verdi. Ne pahasına olursa olsun halkın yaşam biçiminden vazgeçmeyeceğini gösterdi. Teşekkürler Ege! Not: Mitingde bir sorun yaşadığımı herkes gördü. Ama bu, ekrana yansıdığı gibi sadece bir ses düzeni sorunu değildi. Halkın “illa katıl” ısrarı ile beni oraya çıkarmak istemeyen bazı militanlar arasında üç gün boyunca anlatamayacağım kadar çok sıkıntı çektim. Bu sıkıntılar podyum gerisinde de devam etti. Mitinge gölge düşmemesi için hep sustum. Ama bunlar üzerinde durmak istemiyorum. Çünkü halkın coşkusu her şeyi silip süpürdü. Önemli olan tek şey de bu!