20. yüzyılın başkaldırı ruhunu ateşlemiş ve adı bir efsaneye dönüşmüş olan Che Guevara'nın kemikleri bulunmuş.
Dünyanın ünlü televizyon kanalları gibi bizim ekranlar da bu haberi duyuruyor.
Ama bizimkilerin bir farkı var.
Pek çoğu Che Guevara adını telaffuz edemiyor.
Kimi Kovara diyor, kimi Kifira.. Neredeyse Che Guevara'nın adını "kıvıra"ya çıkaracaklar.
Bu genç kızlar nerede yetişti, hangi gazeteleri okudu, dünyaya hangi gözlüklerle baktı bilinmez.
Büyük bir ihtimalle sadece aygın baygın arabesk şarkıları dinleyip, gazetelerin magazin eklerini okudular.
Yoksa Che Guevara adını duymamak mümkün mü?
***
HADI diyelim ki bu bir yabancı isim; bilmeyince okunması zor.
Peki neden hala ısrarla "süprüz" diyorlar?
Bu konulara her gün değinen yazarlar varken ve biz de karınca kararınca beş - altı yıldan beri dil yanlışlarına dikkat çekerken niçin en ufak bir düzeltme çabasına girmiyorlar anlamsız!
Eşim sürpriz yerine süpriz diyenleri her duydugunda "Hay dilini eşek arısı soksun!" diyor.
Bence çok haklı!
***
EN büyük felaket de "oldukça" sözcüğünde...
Bu konuda belki yüz makale yazılmıştır. En az on kez ben değindim.
Ama inatla ve ısrarla "çok, pek çok" yerine "oldukça" demeyi sürdürüyorlar.
Bir yere yarım milyon kişi birikmiş: "Oldukça kalabalık..."
Adam yangında ailesini yitirmiş, aklını oynatmak üzere: "Oldukça üzgün..."
Bill Gates dünyanın bir numaralı zengini: "Oldukça varlıklı..."
Bir dile ancak bu kadar hakaret edilir!
***
BU arada, yukardaki örnekler kadar keskin ol-
mayan bazı yanlışlara değinmek istiyorum.
"Altı kaval, üstü şişhane" sözü bir anlam ifade etmiyor.
Doğrusu: "Altı kaval, üstü şeşhane!"
Yani kaval mı, yoksa altı delikli bir nefesli çalgı olan şeşhane mi belli değil!
***
ÜSTÜNKÖRÜ anlamında kullanılan "Cetvel kalem!" deyiminin doğrusu da "Ceff - el kalem!"
***
"İki cami arasında bey namaz!" değil, "İki cami arasında bi namaz!"
***
EN yaygın yanlışlardan birisi edilgen cümle yapılarında ortaya çıkıyor:
Mesela şöyle diyorlar: "Bir süre önce belediye tarafından kapatılmış olan plajlar açılmaya başladı."
Oysa burada; "açılmaya başlandı" denmesi gerekiyor.
Çünkü plajlar kendi kendini açmıyor, birisi tarafından açılıyor.
***
YENİ kuşağın önemli bir bölümü "yalnız" sözcüğündeki i ve n harflerine yer değiştirip, "yanlız" diye yazmaya başladı.
Çoğunlukla pop şarkılarında görülen bu vahim hata, zaman zaman gazete manşetlerine bile girmeyi başarıyor.
Dahi anlamındaki de ve da'ların ayrılması ise bir lüks haline geldi.
***
BÜTÜN bunlar dil yanlışı olmanın ötesinde önemli bir gösterge.
Ben, "yanlız" diyen birisini duyduğum zaman, onun kültürü, dünya kavrayışı ve kişilik çapı hakkında kararımı veriyorum.
Çünkü bu ipucu, kültürle uzaktan yakından ilgilenmemeyi, ana dilini hoyratça kullanmayı, dilin sadece bir iletişim aracı değil, büyük bir kültür ve yaşam tadı olduğunu bilmemeyi çağrıştırıyor.
Ben de bunu sevmiyorum.
Çünkü insanın ana yurdu, ana dilidir!
