70’lerden beri söyleyip durduk: Yazıyla, söyleşiyle, konferansla anlatmaya çalıştık ki Türkiye’de yaşanan Eurovision çılgınlığı yanlıştır. Dünyada önemi olmayan bir televizyon showu uğruna koskoca ülkeyi küçük düşürüyoruz. Anlatamadık gitti. Hele bir yıl Gong dergisi, kapağında Ajda Pekkan’ı başkomutan gibi yayınlamış ve arkasında savaş uçaklarına, tanklara yer vermişti. Bize ait olmayan ve dinlemediğimiz bir müzik tarzında başarılı olmak istiyorduk. Kendimiz gazel atacak, arabesk dinleyecek ama her yıl seçtiğimiz garip bir pop parçayla Avrupalılar’ı kandıracaktık. Neyse ki şimdi bu çılgınlık geçti. Yerine olimpiyatları bulduk.

Olimpiyat oyunlarını Eurovision’la kıyaslamaya olanak yok elbette. Bütün dünya televizyonlarının birinci haber olarak verdiği, çok önemli bir yarışma. Katılmış olmamıza da bir itirazım yok. Ne var ki bu konuda da, Eurovision gibi hem Avrupalı’yı, hem kendimizi kandırmak istiyoruz. Eğri oturup doğru konuşalım: Bizim futbol dışında bir sporla ilişkimiz var mı? Belki biraz güreş ve uzak doğu döğüş sporları. Bunun dışında hiç bir dalla ilgilenmiyoruz. İstanbullular her gün İstanbul’un yaşanmaz bir yer haline geldiğinden yakınmıyor mu? Cumartesi günleri kamyonları durdurmayı beceremeyen ve çocukların ezilmelerine göz yuman bir yaşam stili, Sydney’le nasıl boy ölçüşebilir? Batılılar trafik terörünü, çöp dağlarının patladığını, İstanbul’un dünyanın en pis kentlerinden biri olduğunu bilmiyor mu?

Bütün bunlara rağmen kendimizi kandırmayı ve sarışın başbakanımızın batılıları nasıl hayran bıraktığını yazmayı sürdürüyoruz. Osmanlı-Rus ilişkilerini tarihsel bir perspektife oturtmak yerine, Baltacı ve Katarina hikayesiyle açıklamak yolunu seçmiş kuşakların şizofrenik çarpıklığıdır bu. Tansu Çiller’in zarif bir hanım oluşu ve bunun yaratacağı sürpriz etkiler elbette ki güzel. Ama bizde abartıldığı gibi ülkenin bütün imajını, bir sarışın kadın başkanla değiştirmeye kalkmak akıl alacak iş değil. İnsan hakları alanında hiç bir olumlu adım atma, kitapçı dükkanlarının teker teker kapandığı bir cahil toplumuna dönüş, dünyada trafik ölümleri birinciliğini elinde tut, öldürülen gazetecilerin, milletvekillerinin katillerini yakalama, parti başkanlarını hapse at sonra da dünyaya sarışın bir kadın başbakan gösterip, ne kadar modern ve ileri olduğunu kanıtla. Merak ediyorum: Buna gerçekten inanıyorlar mı, yoksa bile bile mi yapıyorlar.