LONDRA- Yılbaşı gecesi…Sahnedeki müzikal yıldızı Jackie Scott, ünlü müzikallerden parçalar söylüyor. Kaçınılmaz olarak Evita da bu listede yerini alıyor: Benim için ağlama Arjantin… Aklıma Folkland Savaşı geliyor. İngiltere ile Arjantin, bu ada uğruna çok kan döktüler, ölüler verdiler. Ne var ki, Arjantin ordusu İngilizler’i öldürürken bile Londra’da bu şarkı söyleniyordu. Savaşa rağmen devam eden bu şarkıyı ve dünyanın her köşesinde ün yapan Eva Peron’un kaderini düşündüm. Ve bizim ünlü kadınlarla karşılaştırdım. Atatürk’le fırtınalı bir evlilik yaşayan Latife Hanım, Eva Peron’dan daha mı az ilgi çekiciydi? Biz İslam imparatorluğundan yaratılan modern Cumhuriyet’te Batı eğitimi ile yetişmiş ve Batı dilleri konuşan, ata binen bir genç kız…Ve kocası da-izninizle-Juan Peron değil, 20. yüzyılın belki de tek dahisi olan Mustafa Kemal Atatürk. Bir “Latife Müzikali”nin, Evita’yla ölçülemeyecek kadar ilginç olacağı ortada. Ayrıca Halide Edip var sırada. Kurtuluş Savaşı’na katılmış, Sultanahmet Mitingi’nde konuşmuş, cephelerde bulunmuş bir kadın yazar. Yüzyılımızın ilk Kurtuluş Savaşı’na tanıklık etmiş.

Türk müzikçileri “Latife” ve “Halide” adıyla müzikaller bestelemiş olsalar ve Avrupa’daki örneklerinden daha yetkin bile olsa, gene de bu isimler Avrupalının gündemine girmeyecekti. Çünkü Türkiye. “Avrupa’nın dış mahallesi”. Ne merkez kadar ilgi çekiyor, ne de uzak ve egzotik ülkeler kadar. Ne yeteri kadar benzer, ne de yeteri kadar aykırı. Bu yüzden Türkiye bir türlü gündeme giremiyor. Latife ve Halide hanımların ölçülemez üstünlükleri ya da Mustafa Kemal’in, bir roman ve film kahramanı kadar ilginç bir insan oluşu bu gerçeği değiştiremiyor.

Yazıyı Atatürk üzerine ilginç bir gözlemle bitireyim: Şakir Eczacıbaşı, Bernard Shaw’un ölümünden hemen sonra, üstadın müzeye dönüştürülen evine gitmiş. Oradaki bakıcı, Shaw’ın çok mektup aldığını, bu yüzden her konuya göre uygun bir cümle basılmış kartları göndermeyi yeğlediğini bildirmiş. Bunlardan yeşil olan kart Shaw’ın yeşil aycılığıyla ilgiliymiş. Ve üzerinde şöyle yazıyormuş: “Benim yeşil aycı oluşum tamamen kişisel. Bundan sosyal sonuçlar çıkarılamaz. Çünkü ağzına içki koymayan Hitler, ülkesini batırdı ama çok içen Mustafa Kemal ülkesini kurtardı.” Ne yazık ki genç Avrupalılar, Bernarnd Shaw kadar tanımıyor Atatürk’ü.