Bazı okurlar tarafından tam olarak anlaşılamadığını hissettiğim ikinci konu da CHP meselesi. Onları çok iyi anlıyorum. Çünkü şu anda AKP karşıtı olup da ülkedeki gidişi değiştirmek isteyen iyi niyetli insanların sığınacağı ikinci bir çatı yok. Bu yüzden oylarını CHP’de birleştirmek istiyorlar. Eğer bu mümkün olabilse, inanın ben de hiçbir şey söylemem. Ama görüyorum ki bu iş olanaksız. Halk, Deniz Baykal ve onun yönetimini sevmiyor, güvenmiyor, istemiyor. Her seçimde biraz daha eriyerek gitmek, bir felaketle sonuçlanacak. Son araştırmaları gördünüz bugün bir seçim yapılsa AKP Meclis’in yüzde 80’ini oluşturacak güce erişti. İnanın Deniz Baykal’la hiçbir kişisel sorunum yok. Beni her zaman yücelten, karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde ilişkide bulunduğum birisidir. Ama biz bir ülke kaybediyoruz. Ben -belki de sanatçı sezgilerimle- toplumda olup bitenleri hissedebiliyorum. Yaşam alanımız daralıyor, yok oluyoruz. Bunlara, CHP yönetiminin yanlış politikaları ve değişen dünyayı anlayamayan zihniyeti sebep oluyor. Bazı arkadaşlar haklı olarak, benim de CHP’den milletvekili olduğumu hatırlatıyorlar. Doğru, 2002 yılında bu partiden milletvekili oldum ama o zaman benim Baykal’la paylaştığım vizyon, özgürlüklere, demokratikleşmeye, AB idealine sahip çıkan bir CHP’ydi. Nedense seçimden sonra kulvar değiştirdi, popülist bir biçimde, yükselen milliyetçilik kutbuna demir attı. Yaptığımız onca eleştiri ve uyarı da kâr etmedi. AB’yi, reformları, demokratikleşme hamlelerini AKP’ye bıraktı. AKP, kucağında bulduğu bu değerlere sahip çıktı ve Batı dünyasının desteğini kazandı. Bugün yaşadığımız sıkıntıların temelinde bu var. Deniz Baykal ayrıca 2002 yılında bağışlanmaz bir hata yaptı. Erdoğan’la gizlice buluşarak anlaştı ve iki partili bir rejim için ona sözler verdi. Siyasi yasaklı olan Erdoğan’ı, dokunulmazlıklar kaldırılmadan Meclis’e sokup başbakan yaptı. Eğer halka söz verdiği gibi dokunulmazlık ilkesinde ısrar etseydi bugün bambaşka bir Türkiye’de yaşıyor olacaktık. Kısacası CHP’nin modern bir sosyal demokrat parti olarak kitleleri ardına takması, seçimleri kazanması, Türkiye’yi tek boyutluluktan çıkarması en büyük arzum. Ama ne yazık ki bunun, bu yönetimle mümkün olamadığını görüyorum. Ve insanları uyarıyorum. Baykal ana muhalefet lideri unvanından trilyonluk genel merkezinden ve saltanatından memnun. Bir şey demiyorum Allah daha da artırsın.Ama biz ne olacağız? Yaşam biçimimizi nasıl koruyacağız? İçimi yakan soru bu? Umarım yanılmış olayım ve önümüzdeki yerel seçimlerden sonra okurlarımdan özür dileyeyim.
