Gazetenin dili olmaz mı diyeceksiniz; İşte her şeyi anlatıyor, en güçlü iletişim aracı. İstediği konuyu bir anda herkesin ağzına düşürüveriyor. İyi ama ben başka bir dilden söz ediyorum. Gazeteler “parçalı gerçeklik” sunuyor bize. Bir haber orada, bir haber burada…Her şey aynı zamanlarda ve ayn mekanlarda geçiyor ve biz bunların arasında hiç bir bağ yokmuş sanısına kapılıyoruz. Oysa hepsi de bir bütünün parçaları… İlk sayfadaki siyaset haberiyle, üçüncü sayfadaki cinayet ve ekonomi sayfasındaki bir yorum birbirine sıkı sıkıya bağlı. Gazetelerin mecbur olduğu sunuş biçimi onları parçalı kılıyor. Gerçeği dilim dilim kesiyorlar ve biz bütünü göremiyoruz. Bu bütünlüğü göstermek bilim adamlarının, filozofların ve büyük sanatçıların işi. Onlar da gazetelerin yazdığından başka şeylerle uğraşmıyorlar ki…Sadece bu parçalı gerçeği, bir bütün içine oturtuyorlar.
Selahattin Duman’ın yönettiği “Gün” adlı fenomen gazeteyi okuyordum. Birden kendimi kaptırdım ve yukarıda yazdıklarımı düşündüm. Nasıl düşünmezsin ki? Gün’ün yedinci sayfada yayınladığı bir çizelge günlük yaşam trajedimizi bir çırpıda özetleyivermiş. L’Express dergisinin araştırmasına göre İstanbul, Avrupa’nın en yaşanılabilir otuz şehri sıralamasında yirmi dördüncü sıraya yerleşmiş. Ulaşım söz konusu olunca İstanbul yirmi ikinci, Ankara ise yirmi dokuzuncu. Sağlık konusunda gene en gerilerdeyiz: Ankara yirmi altıncı, İstanbul ise yirmi dokuzuncu sırada. Bu yirmili sıralara yerleşme geleneği bir yerde bozulmuş: Eğitim alanında. Burada İstanbul dördüncü, Ankara ise yirmi dördüncü sırada. İstanbul’daki kültür seminerlerine, dünyanın dört bir yanından katılımcı geldiği için bu alanda ilk sıralara girmişiz. İşin en can alıcı noktası ise güvenlik! Güvenlik söz konusu olduğunda, otuz Avrupa kentinin en sonlarına yerleşiyoruz: İstanbul yirmi dokuz, Ankara otuz. İşte sonuç bu. Diğer alanlarda iyi kötü idare edip, zorluklara katlanarak yaşamak mümkün ama Türkiye’nin güvenlik sorunu giderek büyüyor ve hepimizi tehdit ediyor.
Derken gazetenin en arka sayfasını çeviriyorsunuz ve orada renkli bir magazin haberine takılıyor gözünüz İstanbul Adli Tıp doktorların göre, suçlu gençlerin yüzde 88’i arabesk müzik dinleyicisiymiş. Polis, arabesk hayranlarını potansiyel suçlu olarak görüyormuş. Şimdi İstanbul ve Ankara’nın en güvensiz Avrupa kentleri olmasıyla, arabesk dinleyenlerin suç eğilimi arasındaki ilişkiyi kurmak bize düşüyor. Gazete elinden geleni yapmış.
