Cuma günü bir yakın arkadaşımın evine hırsız girmiş. Terasta oturuyormuş, eşi de mutfaktaymış. Hırsız rahatça girip yükte hafif pahada ağır ne varsa alıp gitmiş.Cürete bak diyeceksiniz. Ben de önce öyle dedim, sonra düşündüm ki bu işte şaşıracak bir şey yok.Türkiye artık bir suç cenneti. Evler soyuluyor, arabalar çalınıyor, kapkaç almış başını gidiyor, liseliler ise her gün birkaç kişiyi öldürüyor.Daha Samsun’daki cinayetlerin kanı kurumadan, bu kez Ankara’da iki liseli, korkunç cinayetler işleyerek bir aileyi yok etti.G. K, erkek arkadaşı Kamil’le birlikte kendi ailesini öldürürken “Ben annemi bıçaklayamam!” diyerek bıçağı onun saplamasını istemiş. İnsanlığa bak.Bu arada Yalova Valiliği şiddet içeren beş internet oyununu yasaklamış.İyi bir girişim ama hem geç kalmış bir karar hem de ne yazık ki sadece Yalova’yla sınırlı.Bizde nedense geleceği yönlendirmek diye bir kavram yok.Türkiye’de şiddet geri dönülemeyecek noktaya gelene ve gençleri kan tutana kadar beklendi, hâlâ bekleniyor.Bir süre önce TBMM Başkanlığı’na “Gençlik ve Artan Şiddet” konusunda bir komisyon kurulması için 20 milletvekili arkadaşın imzalarını da taşıyan bir önerge vermiştim.AKP başkanvekilleriyle de görüşüp konunun çok önemli olduğunu belirterek, bu öneriyi desteklemeleri dileğimi iletmiştim.Ne oldu dersiniz?Önerge rafa kalktı.Kürsüde bu konuda konuşma hakkı bile vermediler.Bence artık Türkiye geri dönülmez bir noktaya geldi. Ne yazık ki şiddetin katlanarak arttığını, cinayet işleyenlerin yaşının giderek düştüğünü göreceğiz.Ve bunu, burnunun ucunu göremeyen, siyasi ihtirasların kör ettiği siyasetçilere ve sorumsuz yayıncılara borçlu olacağız.”Türkiye’nin temel sorunu kültür krizi!”dir diye yıllarca bağıran bizler ise yine uyarmaya devam edeceğiz.İşe yarasa da yaramasa da.
