Bir süre önce kısa bir izin istediğim yazıya gelen mesajlarda bazı okurlarım “Yediğin içtiğin senin olsun, döndüğünde gördüklerini anlat” demişlerdi.Dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.New York şehrinde birçok kişiyle görüştüm, birçok konuda konuştum ve izlenimler edindim.Konuştuğum kişilerin bir kısmı edebiyat ve yayın alemindendi.”Mutluluk” ekim ayında Amerika’da yayımlanacağı için zamanımızın çoğunu yayınevi ile toplantılara ayırdık.Bizim yayınevi St. Martin’s Press, New York’un ünlü binalarından birinde. Flatiron denilen bu ünlü binayı belki de “Örümcek Adam” filminde görmüşsünüzdür. Örümcek Adam bu binaya tırmanır.İşte bu gökdelenin üst katlarında yaptığımız ilk toplantıda ben de buna değindim. Dedim ki: “Bir Türk yazarı için bu binanın üst katlarına çıkmak, örümcek adamın tırmanmasından daha zordur.”Doğruluk payı olan bu cümleye epeyce gülüştük.Başka gün ve gecelerde ilginç kişilerle bir araya geldik. Politikadan, Amerika’dan, Bush yönetiminden, Türkiye’den konuştuk.Bir akşam Ahmet Ertegün’le, başka bir akşam da dostlarımız Kemal Derviş ve New York BM’deki büyükelçimiz Baki İlkin’le bir araya geldik.Bütün bunlardan bende kalan izlenim; Ortadoğu sorununun Amerika için bir numaralı sorun olmaya devam ettiği gerçeğiydi.Özellikle İran.Bu konuda Amerikalı gazeteci ve politikacılardan iki ayrı görüş duydum.Bir kesim İran’ın mutlaka bombalanması ve nükleer programı geciktirecek biçimde hasar verilmesi gereğinden söz ediyor.Başka bir kesim ise bunun bir fayda getirmeyeceğini ileri sürerek, Soğuk Savaş’taki “dehşet dengesi”ne geri dönülmesi fikrini savunuyor.Onlara göre İran, atom bombası sahibi olacak ama bunu kullanamayacak, çünkü kullandığı anda kendisinin de nükleer bombaya maruz kalacağını bilecek.İsrail nükleer güce sahip, Türkiye ise NATO’nun nükleer şemsiyesi altında.Bildiğiniz gibi ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki “dehşet dengesi” dünyayı bir nükleer çılgınlıktan korumuştu.Şimdi Hindistan’la Pakistan arasında da aynı denge sürdürülüyor.Böyle bir denge Ortadoğu’da işler mi işlemez mi bilinmez.Çünkü Ortadoğu pek tekin bir bölge değildir ve çılgın liderleriyle ünlüdür.Öyle görünüyor ki İran önümüzdeki yılların da baş gündem maddesi olmaya devam edecek.
