Tarihçi bilinciyle davranmayan insanlar için zaman iki boyuttan oluşur: Bugün ve geçmiş.Bugünü algılamak basit.Ama geçmiş, üst üste yığılmış katmanlar halinde değil de bir bütün olarak algılanır.İnsanların çoğu için geçmiş, bir bütündür.17. yüzyıl da aynı kategoriye dahildir, 13. yüzyıl da, daha öncesi de.Mesela 14. yüzyılın 11. yüzyıla çok yabancı olduğunu, o dönem insanlarının da geçmişi anlayamayan ve sadece o günle ilgilenen kitlelerden oluştuğunu sık sık unuturuz.Oysa bu 14. yüzyıl çağdaşlığıdır; o yüzyılın “muasır medeniyeti” dir.Ve ötekilerden ayndır.Osmanlı için de durum böyle.Padişah Abdülmecit için, Fatih Sultan Mehmet bir masal padişahı kadar uzak. Çünkü dedeleriyle araya yüzyıllar ve zamanın değiştirici etkisi girmişti.Ne onun gibi giyiniyor ne de onun gibi yaşıyordu.Avrupa’yı ziyaret eden Abdülaziz, o dönemin Fransa ve İngiltere’sini, fetih İstanbul’undan daha iyi tanıyordu.Oysa biz kestirmeden hepsine “Osmanlı” deyip geçiyoruz.Ama bir yandan da durmadan geçmişi karıştırıyor ve tartışıp duruyoruz.Türkiye niye bu kadar geçmişe saplanmış durumda?Siz anlayabiliyor musunuz, ben anlayamıyorum doğrusu.2005 yılında durmadan Vahdeddin tartışıyoruz, günlük gazetelerimizin güncel köşelerinde geçmişteki şahsiyetlerle hesaplaşıyoruz.Fransa’da De Gaulle’cüsü de karşı olanı da bu generali bu kadar tartışmaz.Ama bizde her gün Atatürk tartışması var.Eğer Atatürk de bizim gibi yapıp geçmişe saplansaydı, hayatını Tanzimat Fermanı’nın iyi mi kötü mü olduğunu incelemeye verirdi.Oysa o bugünü ve geleceği şekillendirmeyi tercih etti.Gençlik yıllarımız, o dönemde yaşamayan şairleri tartışarak geçti.Nazım Hikmet mi, Necip Fazıl mı?O dönemde ikisi de çoktan edebiyat tarihlerindeki yerlerini almışlardı bile.16. yüzyıldaki Pir Sultan Abdal’ı radyolarda yasaklama girişimleri gördük.Sonra onu anma toplantısına giden aydınlar yakılarak öldürüldü.Demek ki görüş ayrılıklarını dört yüz yıldır giderememiş, tam tersine daha da vahşileştirmişiz.20. yüzyılın blokları bile yıkıldı; Amerika ile o dönemin Sovyetler Birliği kol kola girdi ama bizim tarihsel düşmanlıklarımız hâlâ bitmiyor.Bırakın bu ülkenin ölüleri mezarlarında rahat uyusunlar.Durmadan geçmişi tartışma şehvetinin ve tarih yüzünden bölük bölük bölünmenin hiç bir anlamı yok.İnanın bana yok!Bugünün insanına yönelmek ve onun dertlerine çare aramak en doğrusu.
