On gün kadar önce “Türkiye’de Türk yemeği bulma sıkıntısı” başlıklı bir yazı yazmış ve kendi ülkemizde Türk mutfağına özgü yiyecekleri neredeyse bulamaz hale geldiğimizden yakınmıştım. Elbette bu yakınma geleneklerimize, kültürel zenginliğimize gereken sevgi ve özeni göstermiyor oluşumuzdan duyduğum daha genel bir memnuniyetsizliğin parçasıydı. Bu yazım üzerine okurlardan gelen tepkilerden birçok kişinin bu konuda kaygılı olduğunu gördüm. Bugün bu köşede okurlardan gelen bazı mesajları yer elverdiğince sizlerle paylaşmak istiyorum.Fransa’dan bir okurum şöyle yazmış:

“Türkiye’de sadece kahve değil ayran da yok. Benim eşim Fransız, yurda geldiğimizde ayran ister, lokantalarda bulmak zordur. Türkçeyi bozdular. Canım müziğimiz kayboldu. Yunanistan’da biz “Yunan kahvesi” diye istediğimizde “Türk kahvesi” diye düzeltiyor garsonlar. “Emekli öğretmen olan bir başka okurum ise şöyle ifade etmiş bu konudaki düşüncelerini:

“Biri Bulgar diğeri Sırp iki kişiyle karşılaştım değişik zaman dilimleri içinde. Her ikisinin de ilk söylediği şey “oturalım, sizinle Türk kahvesi içelim” oldu. Bulgar bayan birçok Türkçe kelimeyi de biliyordu. Biz ise bizlikten sanki ışık hızıyla uzaklaşıyoruz. “Sizinle paylaşmak istediğim son mesaj ise yemeklerle ilgili değil ama çok önemli bir konuya dikkat çekiyor. Okuyucum Topkapı Sarayı’nda şahit olduğu bir ihmalkârlıktan söz etmiş ve tarihi eserlerimizin özenle korunmuyor oluşundan duyduğu endişeyi dile getirmiş:

“Topkapı Sarayı Müzesi şüphesiz dünyanın en mühim kültür yapılarından birisi, ancak biz hak ettiği değeri ona vermemekte ısrarlıyız galiba… Birinci avluya geçiş için kullanılan ilk kapı olan Bâbüsselam’da tam bir rezalet yaşanmakta. Koca koca turistik otobüsler sarayın birinci avlusuna güç bela geçirilmekteler. Otobüslerin hacmi ile kapının giriş hacminin oransızlığını görebilmek için bilirkişi olmaya da gerek yok… Herhangi bir şoförün ufak bir hatası sonucunda hem tarihi kapı zarar görebilir hem de yaralanma yahut can kaybı gibi durumlar ortaya çıkabilir…Sanırım bu kapıdan vazifeli kamu araçları haricinde hiçbir araç geçirilmemelidir. Herhalde dünyanın hiçbir yerinde de tarihine, kültürüne saygılı memleketlerin böyle turistik uygulamaları yoktur. “Okurlarıma gösterdikleri duyarlılık için teşekkür ediyorum.