Sevgili dostlar, Bir süre, başka düşünce iklimlerinde soluk almak ve dünyalı aydınların gündemlerinde neler olduğunu izlemek için İspanya’nın Valencia kentine gidiyorum. Aralarında Felipe Gonzales ve Mihail Gorbaçov gibi entelektüel siyasilerin de bulunduğu bir toplantı bu. Konuşulanları sizlere aktarmaya çalışacağım. Şu sırada, bazı kafaların yerel politikanın dışına çıkarak dünyadaki düşünce tartışmalarıyla ilgilenmek istediğini biliyorum. Yazılarım en çok onları ilgilendirecek.

Mandela’nın başkanlığı devralması, tarihsel bir dönemeci vurgulaması bakımından, çağımızın en önemli olayları arasında yerini aldı. Bütün dünyada televizyon ve gazeteler töreni, şanına yaraşır biçimde, birinci haber olarak duyurdular. Naklen yayınladılar. Bizde ise iç politika haberlerinin arkasından belki onuncu haber oldu bu, belki de on beşinci. Mandela’nın önüne geçen haberlerde bol bol, Tansu hanımla baba arasındaki gerginliği, nerede buluşup, nerede buluşamadıklarını, mevduata devlet garantisi verilmesinden sonraki gelişmeleri, Demirel’in hükümetin geleceğiyle ilgili fısıltılarını izledik.

Ortada dünya açısından bir ayıp var: O da gittikçe kendi içimize kapanıp taşralılaşmamız. Ne var ki bu ayıp televizyonculara ve gazetecilere ait değil. Profesyoneller ister istemez halkın ilgi derecesine göre sıralıyorlar olayları. İngiltere’de gazete çıkarıyor olsalar, Mandela devrimini manşetten duyuracaklar, Fransa’da televizyon yönetseler Güney Afrika’daki töreni naklen yayınlayacaklardı.

Mesele sadece Mandela ve Güney Afrika’yla da kalmıyor. Dünyadaki gelişmelerden koparak kendi içimize kapanmamız, gittikçe artan bir yalnızlığa sürüklendiğimizin ifadesi. Dünyanın bizi yalnız bıraktığı kanısına kapılıyor ve bu yüzden öfkeleniyoruz ama biz de dünyayla ilgili değiliz. Daha doğrusu bu yalnızlığı kendimiz yaratıyoruz. Dünya gündemindeki konular bizi ilgilendirmiyor. Evrensel değerler bütününe karşı çıkıyor hatta onlara kızarak, bütün dünyanın bizim pek de akılcı olmadığı yavaş yavaş ortaya çıkan zihniyetimizi benimsemesini istiyoruz.

Haberlerde dünya olaylarına ilgisizlik, bir ülkenin dünyadan kopmasının sadece göstergesidir. Böyle bir ülke, dünyadan kültür olarak da kopar, ekonomik ilişkiler bakımından da… Eski Doğu bloku ülkelerinden de beter bir durumdur bu. Çünkü onların hiç olmazsa, kendi sistemlerinde yer alan başka ülkeler vardı.

Cumartesi günü Valencia yazılarında buluşmak üzere…