MİHAİL Gorbaçov’la oturmuş, temmuz ayında Bişkek’te yapılacak “Issık Göl Forumu” toplantısının ayrıntılarını konuşuyoruz.

1986’da Arthur Miller, Alvin Toffler, Peter Ustinov, Yaşar Kemal, Federico Mayor, James Baldwin gibi büyük kişiliklerle kurulan forum, bu yıl onbirinci yılını kutlayacak.

Kurucu üye olarak hazırlık komitesinde bulunduğum için, bu yılki toplantının çok görkemli olacağını tahmin ediyorum.

Toplantımıza dört cumhurbaşkanı geliyor.

***

ŞİMDİ aramızda forum üyesi olarak bulunan Mihail Gorbaçov, 1986 yılında Sovyetler Birliği’nin başına geçmişti ve dünyanın en güçlü adamıydı.

Bizi Kremlin’de kabul edişi, müthiş yankılara neden olmuştu.

Dün Sultanahmet’teki Four Seasons otelinde oturup konuşurken o günleri hatırlattım ve “Dünyayı değiştirdiniz ama kendiniz hiç değişmediniz!” dedim.

Gerçekten de Gorbaçov, 1986’daki görünümünü koruyordu.

“Siz de öyle!” dedi. “Siz de yaşlanmadınız.”

Bunu Gorbaçov’un iltifat etme huyuna bağladım çünkü 11 yıl önce de Kremlin’de müziğimi tanıdığını ve beğendiğini söyleyerek, bir sanatçıya verilebilecek en büyük gönül desteğini esirgememişti.

***

MİHAİL Sergeyeviç’le temmuz ayında Bişkek’te ele alacağımız konuları görüştük. Deneyimli başkanın en çok üzerinde durduğu konu; giderek artmakta olan Amerikan egemenliği.

“Birleşmiş Milletler’de 170 ülke Butros Gali’yi aday gösterdi ama Amerika istemediği için gitti.” diyor. “Nato ülkeleri Ruud Lubbers üzerinde anlaştı ama Amerika istemediği için o da olmadı. Aynı şey dünya bankasında da sözkonusu. Böylece tek merkezden verilen emirlerle idare edilen bir robot dünyaya doğru gidiyoruz. Buna karşı çıkmanın en iyi yolu, dünyamızı oluşturan halkların kültür ve uygarlık çeşitliliğinden geçiyor. Bence temmuz ayındaki konferansta bu düşünceleri geliştirsek iyi olur.”

Gorbaçov’a, 1986 Ekim’indeki görüşmemizi hatırlattım. Reykjavik’te Reagan’la birlikte katıldığı zirveden yeni dönmüştü ve ayağının tozuyla, başbaşa görüşmedeki sıkı pazarlıkları, müzakereleri anlatıyordu.

“Amerika ilişkilerinde müzakere gücü çok büyük yer tutuyor.” dedim. “Ne yazık ki bugünkü Rus liderliği, sizin müzakere yeteneğinize ve kararlılığına sahip değil.”

***

MİHAİL Gorbaçov, seçim kampanyası sırasında St. Petersburg’da başına gelen bir olayı aktarıyor. Genç bir gazeteci burnuna mikrofon dayayarak “Hala CIA için çalışmaya devam ediyor musunuz?” diye sormuş.

Gorbaçov da gülerek “Evet, çünkü çok iyi maaş veriyorlar!” demiş.

Demek ki politika dünyanın her yerinde zalim.

***

BİLDİĞİNİZ gibi, Gorbaçov’un kalmakta olduğu Four Seasons oteli, eski Sultanahmet Cezaevi.

Görüşmemizin sonunda söz döndü dolaştı ve bu ilginç yapıya geldi.

“Sayın Başkan, Türk hapishanesinde yatmak nasıl bir duygu?” diye sordum.

Gülerek: “Nazım Hikmet’in hapishanesinde yatmaktan şeref duyuyorum.” diye yanıtladı. “Büyük şairi bir kez görmüş ve elini sıkabilmiştim.”

Gorbaçov’un otelle ilgili bir yorumu daha var: “Eskiden hapishaneymiş ama...” diyor “şimdi içeri girmek daha zor. Çünkü çok pahalı!”

NOT: BU AKŞAM SAAT DOKUZDA

Bu akşam saat dokuzda ışıklarımı söndürerek, Aydınlık Türkiye özlemimi yansıtan yurttaş girişiminin ikinci bölümüne destek vereceğim ve böylece milyonlarca insan arasında benim de çorbada tuzum bulunacak.

Dostlarımın da böyle davranacağını biliyorum.