ISSIK - Göl Forumu toplantıları, 11 yıl önce başladığı yerde, yani Bişkek ve Issık Göl'de yapıldı, bitti.
Orta Asya'nın korkunç sıcağında dört gün boyunca uzun toplantılara katıldık.
Ufuk açıcı konuşmalar dinleme olanağına kavuştuk.
Kendi görüşlerimizi, dünyanın dört bir yanından gelen değerli aydınlarla tartıştık.

Bütün bunlara sırası geldikçe değineceğim ama bugün, toplantı boyunca Mihail Gorbaçov'la konuştuğumuz ilginç konulardan sözetmek istiyorum.

Gorbaçov gibi siyasi kişiliklerle resmi toplantılar dışında sohbet ederken daha ilginç gözlemler yapma olanağı doğuyor.

Biz de Gorbaçov'la yemeklerde, masa başı sohbetlerinde ve dünyanın en güzel göllerinden birisi olan Issık Göl kıyısındaki ormanlar arasında dolaşarak sohbet etme ve aklımızı kurcalayan soruları sorma olanağı bulduk.

Bunları kendime saklamak yerine, okurlarımla paylaşmak istedim.

Çünkü bunlar kişisel anı değil, Türkiye'yi ilgilendiren boyutlar içeren sohbetler.

***

ISSIK Göl'de tekne gezintisi yaptıktan sonra Gorbaçov'la göl kıyısındaki ormanda ilginç bir yürüyüş yaptık.

Başındaki yazlık şapka, ünlü Gorbaçov lekesini örtmüştü. Kısa kollu gömlek giydiği için sol kolunun iç tarafındaki dövmeyi ilk kez görüyordum.

Başından beri merak ettiğim bir konuyu ancak böyle rahat bir ortamda açabilirdim.

1986 yılında Kremlin'de bizi kabul eden kudretli devlet başkanının, o dönemde söylediklerine aklım takılmıştı.

"Çizgimizi değiştirdiğimiz sanıl-masın" diyordu Gorbaçov. "Leninizm'e sadıkız. Ancak bunu günün koşullarına uyarlamayı düşünüyoruz."

Böyle başlayan düşünceler, Sovyetler Birliği'nin parçalanması ve komünizm uygulamasının sona ermesiyle sonuçlanmıştı.

Bu gelişmeleri tahmin etmiş miydi Gorbaçov?

Yoksa gelişmeler iradesi dışına mı taşmıştı?

Gorbaçov, işlerin bu hale geleceğini tahmin edemediği mesajını veriyordu.

Başlangıçta, Leninizm'i, insan ihtiyaçlarıyla bağdaştıracak reformlar yapabileceğini düşünmüştü.

Ne var ki karşısına büyük bir engel çıkmıştı: Sovyet bürokrasisi!

Yönetime geldikten bir süre sonra bu katı bürokratik yapının hiçbir reforma ve hiçbir değişime izin vermeyeceğini görmüş ve sistemi olduğu gibi değiştirmekten başka bir çare kalmadığını anlamıştı.

Bu katı bürokrasiyle, reform yapmak imkansızdı.

Sovyetler Birliği'nin yıkılmasıyla sonuçlanan süreç işte böyle başlamıştı.

***

KONU Türkiye'den açıldığında çok ilginç bir şey söyledi Gorbaçov.

"Şimdi sana anlatacağımı kimse bilmez!" dedi. "Benim özel çalışma masamda yıllardan beri bir resim durur: Atatürk'ün resmi. Bence Atatürk 20. yüzyılın en büyük liderlerinden birisi ve Türkiye için inanılmaz şeyler yapan, bir mucizeyi başaran, hayranlık duyduğum bir kişilik."

Atatürk konusundaki tartışmaların alabildiğine yaygınlaştığı bir ortamda, Issık Göl ormanlarında söylenen bu ilginç sözlerin bilinmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.

En azından Mihail Sergeyeviç Gorbaçov'un, masasına resmini koyacak kadar koyu bir Atatürk hayranı olduğu gerçeği kayda geçmeli.