Bir video klip seyrettim.
Türkiye'nin "masumiyet ça-ğı"nın belgeselcisi olan Nebil Özgentürk yönetmiş.

Klipte Cahit Berkay'ın film müzik-leri, Türk sinemasının tanıdık yüzlerine eşlik ediyor.
Gülümseyen, kaygılanan, şaşıran, öfkelenen, kızan, acı çeken, ağız dolusu kahkaha atan insan yüzleri.
Yani bizim geçmişimiz: Masumiyet çağımız!
Klibi izlerken Cahit'i düşündüm: Yüreğinin aydınlığı, saçlarının ve bıyık-larının akına vuran besteci Cahit Ber-kay'ı.
Eline aldığı her enstrümana par-maklarının dokunuşundaki tadı katan usta müzisyeni.
Gitarı, yaylı tamburu, bağlamayı Cahit'çe çalan yetenekli dostumu.
80'lerin başında Paris'te onunla ve

Engin'le yaptığımız güzel çalış-mayı hatırladım.
Müziğimizde bir kuyruklu yıl-dız gibi parlayan Moğollar'ı bir kez daha takdirle andım.
Ve bunca olaya, bunca sıkın-tıya ve sırtlan sofrasına rağmen müziğindeki, yüzündeki ve yüre-ğindeki gülümseyişi yitirmeyen Cahit'e "Ellerine sağlık" de-dim.
Bizim buralarda pek adet olmayan "kadir kıymet bilme" duygusunu ya-şatan Nebil'e de öyle!

★★★

Saçları ağarmış bir başka müzik usta-sını andım sonra.
Edip Akbayram, insan kardeşliği-ne adadığı yaşamını ve türkülerini yeni albümlerde topluyor.
Gülümseyen sesiyle daha ne güzel türküler söyleyeceğini, nice başarılı plak yapacağını bilmenin huzuruyla doldu içim.

★★★

Evet Bazı sesler gülümser harika bir albüm çıkaran Erdal Akkaya'nın sesi de bunlardan.
Bir bağlama virtuozu olan Erdal'ın söylediği türküler, ışıltılı bir pınar gibi in-sanın içini yıkıyor.
Bu yola güzel çıktı Erdal da!

★★★

Sesler, insanlar, yürekler...
Stüdyoda geceler boyunca çekilen doğum sancıları.
Cahit'le Edip çok yaşadı bunları; şimdi Yavuz da yaşıyor Erdal da, da-ha niceleri de.
Bu dünyada iyi ki sanat var; müzik var, edebiyat, şiir, resim var.
Ve demek ki ortalıkta salınan bunca sırtlan, gülümseyen seslerin insan yüre-ğini aydınlatmasını engelleyemiyor.
Onlara inat, büyüyor türküler!

Bir yandan yeni türküler söylemeyi ihmal etmeden hem de.

***

Derken, gülümseyen yüzlerin sofra-mızdan hiç eksikmediğini düşün-düm kıvançla.
Yavuz Bingöl'ün, yüzü gibi güleç olan sesinin yumuşak titreşimini duy-dum. Türküleri kendi kişiliğinin gerge-finde işleyen Yavuz'a da "Merhaba!" dedim.