NEGATİF Seleksiyon başlı-
ğını taşıyan yazıya okurları-
mız, azımsanmayacak bir ilgi
gösterdi.
Yurt dışından yazan ve bu konuda-
ki düşüncelerini belirten okurların bir
çoğu kendilerini de "negatif seleksi-
yon" kurbanı olarak görüyorlar.
Türkiye'nin bu yöntemle nitelikli
beyin gücünü dışarıya kaçırdığı görü-
şündeler.
Bir başka okurumuz da yazıdaki
görüşleri paylaşmakla birlikte, "negatif
seleksiyon" deyimini daha önce duy-
madığını ve bunu "kötü seçim" diye
çevirmenin doğru olacağını düşünüyor.
Çünkü yabancı kelimeler kullanıl-
masına karşı.
Elimde olsa ben de "negatif seleksi-
yon" yerine, Türkçe bir kavram kullanı-
rım ama ne yazık ki "kötü seçim",
"tersine elek" gibi yakıştırmalar, "ağ-
yârını mâni, efrâdını câmi" bir anla-
tım olamıyor.
Negatif seleksiyon kavramının, Dar-
win'in "doğal seleksiyon" teorisine de
bir göndermesi var.
Belki de "tersine ayıklanma" de-
mek daha doğru olabilir.
★★★
İşin dil boyutu da önemli ama yıllar-
dır yaza yaza kafanızı şişirdiğim "nega-
tif seleksiyon" kavramının kendisi
üzerinde düşünmek ve bunu bilince çı-
karmak öncelik taşıyor galiba.
Çünkü bugün ne çekiyorsak, yüzyıl-
lardır egemenliğini sürdüren "negatif
seleksiyon" yüzünden çekiyoruz.
Türkiye gibi, her alanda uluslarara-
sı çapta kadroları olan bir ülke, iyi yö-
netilemiyor.
Doğru insanlar, doğru makam-
lara gelemiyor.
★★★
Tarih kitapları Osmanlı İmprator-
luğu'nun Kanuni'den sonra durakla-
ma devrine girdiğini yazar.
İyi ama; o derece görkemli ve sulta-
nına "Muhteşem" unvanı verdirten bir
imparatorluk nasıl olur da, bir anda du-
raklayıverir. Siyasi, ekonomik ve idari
çarkları nasıl birdenbire paslanır, işle-
mez olur.
Bu sorunun cevabı da "negatif se-
leksiyon" sisteminde gizli.
Kanuni'den sonra tahta çıkması
beklenen, halkın ve ordunun çok sevdi-
ği, yetenekli, becerikli Şehzade Mus-
tafa'nın boğdurulması, duraklamanın
başlangıcıdır.
Çünkü Mustafa, babasından da
parlak bir kişiliğe, bilgi donanımına ve
imparatorluğu ileriye götürecek kariz-
maya sahiptir.
Hürrem Sultan ve Rüstem Pa-
şa'nın hilelerine kanan Sultan, Şehza-
de Mustafa'yı boğdurur.
Bu ölümle kendisine taht yolunun
açılacağı hesap edilen Şehzade Ci-
hangir de (Bugünkü Cihangir semtine
adını veren Şehzade) korku, üzüntü ve
hastalıktan ölür.
Dolayısıyla koskoca imparatorlu-
ğun idaresi sarhoş Sarı Selim'e kalır.
Kanuni Zigetvar'da ölünce İstan-
bul'a sedyeyle getirilen içkiden morar-
mış yeni padişah, kaçınılmaz olarak bir
çöküntüye sebep olur.
İşte size kısaca özetlemeye çalıştığım
çarpıcı bir "negatif seleksiyon" örneği.
***
Kavramı pekiştirmek için, bu ya-
zıyı bir soruyla bitireceğim:
"Sizce Türkiye'yi; bu işe ger-
çekten layık ve yönetmesi gere-
ken insanlar mı yönetiyor?"
Eğer cevabınız hayırsa, siz de bu
ülkede "negatif seleksiyon" siste-
minin geçerli olduğuna inanıyorsu-
nuz demektir.
İnanın bana: En büyük sorunu-
muz bu!
