MEDYA Bir kavramı yabancılaştırdığınız zaman, duygusal tepkiler beliriyor ve kavram neredeyse canavarlaşıyor. Biz de son zamanlarda basına, “medya” adını vererek canavarlaştırdık. Oysa kavram suçlu değil ki! “Medya’yı karşılayan kelime “mecra”dır. Bilgilerin aktığı bir yatak ve bir aracıdır medya. Varoluşundan dolayı suçlu olamaz. İyi basın vardır, kötü basın vardır. İyi televizyonculuk vardır, kötü televizyonculuk vardır. Bu durum, toptan övgüler ve toptan suçlamalar yerine, tek tek örnekler üzerinde durmayı gerektirir. Bugünün Türkiye’sinde yazılı, sözlü, resimli ve işaretli, sayılı hangi yayın varsa “medya” kapsamına girer. Bu yüzden kendileri de birer “medium” olan bazı yayın organlarının, “medya”kavramını toptan suçlaması, kendi ürünlerini de suç kapsamına alır. Ayrıca bu toptan red, medyanın içindeki çarpıklıkların ayıklanmasını ve teşhir edilmesini de engellemekte. AİDİD Amerika uğraştı didindi ve sonunda Aidid adlı Somali yurttaşını, dünyanın en ünlü kişilerinden biri haline getirdi. Açları doyurmak gerekçesiyle gittiği Somali’de halk Aidid’i destekliyor. Ellerinde onun resimlerini taşıyor ve Amerikan askerlerine saldırıyorlar. Amerika Somali’de Vietnam’dan da beter bir bataklığın içine gömülmekte. Koskoca Amerikan ordusunun ve müttefik kuvvetlerin, aç Somalililer karşısında uğradığı yenilgi bir gösterge değil mi? Tarihte düzenli bir ordunun, gerillalara karşı kesin bir zafer kazandığı görülmemiştir. Amerika, Somali’de bu imkansızlığı bir kez daha deniyor. Bu deneyin başında bir Türk komutanının bulunması bir rastlantı mi acaba? İngilizce’de “Aid” yardım demektir. Amerika Somali’ye “Aid” amacıyla gitti. Bugün ise amacı “Aidid”. YELTSİN Rusya’da insanları öldürerek serbest piyasa ekonomisine alıştırmaya çalışan Yeltsin, geçici bir zafer kazandı. Amerika nasıl Somalilileri dövüp öldürerek beslemek istiyorsa, Yeltsin de Rusları bombalayarak serbest ticarete zorluyor. Somalililer direndikçe Amerika boğazlarına basıyor: “Hayır illa yiyeceksin. Rusların bir kısmı ayaklandıkça Yeltsin bombalıyor: “Hayır. İlla ticaret düzeninde para kazanacaksın.” KONTES. 1917 ihtilali sırasında bir Rus Kontesi sokaktan gelen silah seslerini duyup hizmetçisine, neler olduğunu soruyor. Hizmetçi “İhtilal yapıyorlar sayın Kontes” diyor. “Ne istiyorlar?” “Zenginler olmasın diyorlar efendim. Kontes şaşırıyor. “Benim dedem de Dekabrist ayaklanmasında savaşmıştı.” diyor. Ama onlar (Yoksulluk Olmasın) diye yola çıkmışlardı.
