ADA müzik şirketinin bestelerimi okuyan Türk ve yabancı sanatçıların albümlerini derleyip toplamaya çalışması, içler acısı bir durumu fark etmeme vesile oldu. Türkiye’de ne kadar ünlü olursa olsun, hiçbir sanatçının eski plaklarına ulaşılamıyor. Belleksiz bir toplum olduğumuzu bilirdim ama bu kadarını da aklıma getiremezdim doğrusu. Mesela şirket kaç haftadır Zeki Müren’in, içinde Belalım parçasının da yer aldığı bir albümünü arıyor. Hani Zeki Müren bu ülkede çok sevilirdi, hani milyonlarca hayranı vardı, hani plakları kapış kapış giderdi. Şimdi ne oldu da silinip gitti. Bellek sahibi toplumlarda bu iş başka türlü yapılıyor. Mesela Amerika’da her müzik dükkânında Frank Sinatra’nın bir kutu içine alınmış bütün albümlerini bulmanız mümkün. Hem de kitapçıkları ve açıklamalarıyla birlikte. Başka sanatçılar için de durum böyle. Fransa’daki Jacques Brel koleksiyonları öyle göz alıcı biçimde basılmıştır ki bakmaya kıyamazsınız. Bizim hoyrat ve kadir bilmez ortamımızda ise giden gidiyor, tozu bile kalmıyor geride. Farkındaysanız, az tanınan bir şairden ya da elektronik müzik yapan bir yaratıcıdan söz etmiyorum burada. Konuştuğumuz kişi Zeki Müren. Sevseniz de sevmeseniz de bu ülkenin popüler müziğine yarım asır boyunca damgasını vurmuş bir kişi. On bir milyon nüfuslu Yunanistan, bütün sanatçılarının albümlerini bulundurur. Müzik türleriyle ilgili dev gibi antolojiler yayınlar yıllardan beri. Halk müziği ustaları üzerine incelemeler hazırlanır.1920’lerde Türkiye’den Yunanistan’a göç etmiş Markos, Çiçanis gibi halk müziği ustaları bugün de tazeliğini korur. Bağlamanın “bozuk düzeni”nden ortaya çıkardıkları “buzuki” çalgısı, yüzlerce incelemeye konu olmuştur. O dönemdeki Türk müziği ustaları ise unutulup gitmiştir. Bugün genç kuşaklar Hisarlı Ahmet’i bilir mi? Aşık geleneğinin büyük ustalarını dinleyecekleri CD dizileri var mı? “Bozlaklar, uzun havalar, baraklar, saz semaileri, ayin müzikleri” üzerine ayrı ayrı hazırlanmış incelemelere sahipler mi? Hayır, ne yazık ki hayır! Bu değerlere siz sahip çıkarsanız, dünya da sahip çıkar. Siz boş verirseniz, dünya da boş verir. Herhalde kafamızı bir yere çarptık ki bu kadar silindi belleğimiz.
