İnsan yaşamında bazı dönemler vardır: İçinde yaşarken de önemli olduğunu hissedersiniz. Ama yıllar geçtikçe bu önem daha da artar. Sizden bağımsızlaşır. Size ait bir anı olmaktan çıkar ve kendi tarihini ya-ratır.
1986 yılındaki Issık Göl toplantısı da böyle bir "anı tarih"e dönüştü.
Türk efsanelerinin doğduğu kutsal Issık Göl kıyılarındaydık. Geyik ana, Türkleri o göle kadar götürmüş ve orada çoğalmalarını, dünyaya yayılmalarını istemişti.
Yüzyıllar sonra biz gene o gölün kıyılarındaydık.
Heyecanlıydık.
Kırgız dostlarımız da heyecanlıydı, Kremlin'de Mihail Sergeyeviç Gorbaçov adındaki yeni liderle go-rüşmüştük.
Gorbaçov da heyecanlıydı.
Dünya tarihinin değişmekte olduğunu hissediyorduk.
Kremlin'de bir masanın çevresine oturup 2.5 saat konuşmuştuk.
Gorbaçov heyecanla Glasnost ve Perestroika politikalarını, yeni döndüğü Reykjavik'te Reagan'la konuştuklarını anlatıyordu.
"Değişimi gerçekleştirmek kültürden geçer" diyordu.
Kültürün önemine inanmış, kültürel yapılanmayı herşeyin önüne almış bir liderdi.
Issık Göl forumunu selamlıyor, bu forumun fahri üyesi olduğunu belirtiyordu.
Moskova'dan özel bir uçakla götürüldüğümüz Kırgızistan'daki sıcak karşılama hepimizi duygulandırıyordu.
Arthur Miller, Alvin Toffler, James Baldwin, Peter Usting, Cengiz Aytmatov, Alexand King ve Federico Mayor'dan oluşan Issık Göl forumu üyeleri fahri Kırgız yurttaşı olarak ilan edilmişti.
Daha sonra hepimiz birer ağaç dikmiştik ve ağaçlara adımızı taşıyan plaketler çakılmıştı.
Geçmişte kalan bu anıları birdenbire canlandıran şey, Cengiz Çandar ve Ramazan Öztürk'ün Kırgızistan'dan gönderdikleri bir resim oldu. Resimde Kırgızistan'ın başkentine dikilen heykeller görünüyordu. Issık Göl Forumu üyelerinin heykelleri.
Doğrusunu isterseniz heykeller sahiplerine pek benzemiyor ama Kırgız sanatçısının çalışması benzemenin ötesinde önem taşımakta.
Bu heykel Kırgız halkının konukseverliğini ve kültüre verdiği önemi vurguluyor.
Küçücük bir ülke olan Kırgızistan, başkentini ziyaret etmiş ve kurulu toplantısını orada yapmış olan bir aydın grubunu anıyor, anısını sonsuzlaştırıyor ve başkentin ortasındaki bir heykelle gelecek kuşaklara aktarıyor.
Bu heykel bütün forum üyelerine gösterilen uçsuz bucaksız bir dostluğun simgesi.
Kültüre böylesine önem veren Kırgızlar, tarihin en büyük destanlarından birisi olan "Manas" destanını yaratmış olan bir ulus.
Geçmişinde bir milyon dizeli Manas Destanı olan ve modern kültüre böylesine sahip çıkabilen Kırgızistan, şimdi bağımsız bir devlet.
Ve kültür temeli olan her ulus gibi gelişmeye ve modern dünyada yerini almaya aday.
