Uzakta olduğum için çok saydığım, çok sevdiğim Üstün Korugan’ın cenaze törenine katılamadım ama yüreğim oradaydı. Değerli bir insanı daha kaybetmenin ezikliği, şaşkınlığı, tuhaflığı içindeyim. Doğum günüm dolayısıyla yazdığı şiiri bana gönderen Gülnur Demirbilek: Hasan Hüseyin’den bir alıntı yapıyor ve “Haziranda ölmek zor!” diyordu. “Lakin haziranda doğmak da zor!” Bu haziran, kayıplar haziranı oldu. Üstün Hoca’yı da Ahmet Piriştina gibi bir haziran günü kaybettik. Onun toprağa verildiği satlerde İstanbul’da bombalar patladı yine. Masum insanlar öldü. Aklıma “kelebek etkisi” geldi; hani Himalayalar’da bir kelebeğin kanat çırpmasının, Amerika’da fırtınaya neden olabilmesi… Bu sefer tersi oluyor ve Amerika’ daki yarasanın kanat çırpışları bölgemizde fırtınalar yaratıyor. İstanbul’daki otobüste ölen insanlar, ABD başkanlık seçimlerini belki de gözucuyla izlemişler, pek ilgilenmemişlerdi bile. Oysa kaderleri belirleniyordu o anda: Ne zaman ölecekleri karara bağlanıyordu, alın yazıları şekilleniyordu. O seçimlerden Al Gore çıksaydı her şey farklı olabilirdi. Ama George W. Bush Başkan seçildi. Bu adam dünya kamuoyunun ve Birleşmiş Milletler’in uyarılarına rağmen Irak’ta çılgın bir savaş başlattı. Yandaşları tarafından bile meşru görülmeyen bu savaş sonunda binlerce insan öldü, ölmeye devam ediyor. Daha dün masum bir Güney Koreli’nin başı, hükümetinin yaptığı yanlışlar yüzünden kesildi. Bu olaylarla uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlanmız ise otobüse binip bir yere giderken hayatlarını kaybediyorlar. Ne acayip, ne çılgın bir dünya bu. Burnumuzun dibindeki savaş, bize doğru geliyor. Kuzey Irak, İsrail, Amerika, PKK-Kongra Gel denklemleri bizi sonucunu kestirmeyeceğimiz bir girdaba sürüklemekte. Türkiye yörüngesinden çıkarılıyor. Büyük bedeller ödeme pahasına, bölgedeki Amerikan çıkarlarının bekçisi haline dönüştürülüyor. Bu olayların farkında olmayan kendi halinde yurttaşlarımız bombalarla can veriyorlar. Her şeyin farkında olan ve yaklaşan tehlikeleri gören sevgili hocamız Korugan ise eceliyle ayrılıyor bu dünyadan. Bu haziran bize yaramıyor. Bu haziran hüzünlü bir haziran.
