Bir İngiliz’le, Bangladeşli’yi birbirinden ayıran nedir acaba? İkisi de insan. Gözleri, burunları, elleri, kolları, sindirim sistemleri aynı. Beden fonksiyonları tıpatıp. İkisi de aynı şekilde doğmuşlar. Acı çekiyorlar, gülüyorlar, kızıyorlar. Öyleyse aralarındaki fark ne? İşte bu farka kültür deniyor. İngiliz’le Bangladeşli’yi ayıran tek öğe, içinde yetiştikleri ve nefes alıp verdikleri kültür. Kültürlerinin farklı oluşu, toplum yapılarında, politikalarında, çalışma yaşamlarında farklılaşmaya yol açıyor. Türkiye’nin de bir numaralı sorunu kültür. Eğer siyasi iktidarlar rant paylaştırma aracı haline gelmişse, genç çocuklar tarikat bataklıklarında boğuluyorsa bu, kültür yapımızdaki erozyondan, çürümeden kaynaklanıyor. Geleneksel kültürden kopmuş, çağdaş değerleri bir türlü benimseyememiş bir toplumun iki arada bir derede kalmış insanları olarak çırpınıp duruyoruz. Ve bunun bir kültür sorunu olduğunu bir türlü göremiyoruz nedense. Fabrikada, işverenle çalışanın ilişkisidir kültür. Siyasi geleneklerimizin tabanında kültür var. Her yıl trafik kazalarına bunca kurban vermemizin tek nedeni kültürümüzdeki çarpıklıktır. Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki atılım ruhunu, inancı, onurlu ve bağımsız tavrı yitirdiğimiz düşünülüyorsa eğer, bu da bir kültür sorunudur. Bütün sorunlarımızın kaynağı kültüre dayandığına göre, çözüm de yine kültürdedir. Bunun başka yolu yok. Bir ülkenin kültür yaşamı boşluk kaldırmaz. Eğer ülkenin çağdaş ve nitelikli sanatçıları, o ülkenin ufkunu yüksek sanat yapıtlarıyla doldurmazsa, ortalığı ayrık otları bürür. Çiçeklerin yerini zehirli sarmaşıklar alır. Ne yazık ki Türkiye’nin içinden geçtiği süreç bu. Nitelikli sanat yapıtlarının oluşması desteklenmediği, tam tersine kösteklendiği için ortalığı ayrık otlan ve zehirli sarmaşıklar kaplıyor ve bunlar çocuklarımızın beynini mahvediyor. Şiddete dönük, karamsar, umutsuz, kolaycı, köşe dönücü kuşaklar yetiştiriyoruz. Çünkü bu ülkede kültüre çok az pay ayrılıyor. Kültüre dayalı bir eğitim yapılmıyor. Hiçbir yetkili, kültürün ne kadar yaşamsal bir sorun olduğunun farkında değil.