Birinci olay Kayseri’de:Kentte, Anadolu Medeniyetleri’ni anlatan bir belgesel çekiliyor. Belgesel ekibi, Kayseri’nin önceki dönemlerini anlatmak için tarihi kaleye küçücük bir Haçlı bayrağı asıyor. Bunun üzerine birileri galeyana geliyor ve yaptıkları gösterilerle bu bayrak asma girişimini protesto ediyorlar. Ama ne protesto! Yumruk sallayanlar mı istersiniz, kendinden geçmişçesine haykıranlar mı? “Kaldırın ulan bu gavur bayrağını!” diye küfür edenler mi? O sırada belgesel ekibinden birisini ellerine geçirseler ne olacağı belli değil. Gerçekten korkutucu bir görüntü. Kayseri’nin adını Roma İmparatoru Tiberius vermiş. Sezar şehri anlamına geliyor ve bugün de aynı adı taşıyor. Benim göstericilere tavsiyem tarihi Kayseri’nin adını da değiştirmeleri ve Anadolu’daki birçok yer gibi İslamköy, İslamhaneleri, Türkşehri gibi bir isim benimsemeleri.Belki ancak o zaman oturdukları yerden, kentlerinden emin olabilir, böyle korkulardan kurtulurlar.

İkinci olay Köln’de. Kentteki İslam Birliği 2000 kişilik bir cami yaptırmak üzere harekete geçmiş. Bunun üzerine aşırı sağcılar “İslamı durdurun!” adı altında bir kampanya başlatıyor ve gecen cumartesi günü büyük bir protesto gösterisi yapmak istiyorlar. Ama bu gösteri başarıya ulaşamıyor. Çünkü görev yapan 5 bin Alman polis, aşırı sağcıları kente sokmuyor. Alman yurttaşlar ise çok daha kalabalık bir biçimde, sağcıların gösteri yapacağı alanları dolduruyor ve protestoya izin vermiyor. “İslamı durdurun!” sloganına karşı “Faşizmi durdurun!” pankartları taşıyorlar. Kısacası Almanya devleti ve çok sayıda Alman yurttaş, cami yapımından yana tavır alıyor.

Bu iki olayı karşılaştırınca çok ilginç şeyler geliyor insanın aklına. Elbette sözüm Kayserililere değil de Acaba Kayseri’ye 2000 kişilik bir kilise yapılmak istense ve Kayserililer bunu protesto etse, hükümet gösteriye engel olur muydu?“Haçlıları durdurun!” pankartı taşıyacak göstericilerin üzerine göz yaşartıcı bomba atıp, bunları beş bin polisiyle püskürtür müydü? Ayrıca on binlerce Kayserili meydana çıkıp sağcıların gösterisini engeller miydi?“Güldürme beni!” dediğinizi duyar gibiyim. Böyle şeyler elbette olmazdı. Yalnız Kayseri’de değil, Türkiye’nin hiçbir yerinde. İşte bu da aramızdaki fark.Türkler Almanya’da kiliseleri satın alıp camiye çeviriyor ama bizim tarihi Kayseri kalesine film çekimi için asılacak küçücük bir flamaya tahammülümüz yok.