Son günlerde ortalık gene toz du-man.
Ankara'dan gelen mide bulan-dırıcı haberler, gazetelerin manşet-lerine tırmandı.
Sahte imzalar, küslükler, adam kayırmalar, yolsuzluklar birbirini kovalıyor.
Türkiye'de iktidar olmanın tek ahlaki kuralı, kendi çıkarını top-lumun çıkarı gibi sunabilme başarı-sı.

Muhalefette en ağır eleştirileri yö-neltiğiniz konularda susacaksınız, geçmiş dönemdeki sözleriniz hatır-latılınca da "İyi ama ülkenin şartları bunu gerektiriyor" diye ceceksiniz.
Peki ülkenin şartları altı ay önce bunu gerektirmiyor muydu?
Türkiye altı ayda bambaşka bir ülke mi oldu?
Ama olsun!
"Ne pahasına olursa olsun iktidar!" anlayışıyla, her gün biraz daha ilkelerinizden ödün verirsiniz, her geçen gün biraz daha kendiniz-le ve sizi destekleyen kitleyle çelişir-siniz ve bunun adı iktidar zaferi olur.

Bir de sıkı sıkıya "koalisyon protokolü" sözüne bağlanırsınız.
Ve bunu, sanki kutsal bir kavram-mış gibi sunar, yerine getirmediği-niz her sözü "koalisyon protoko-lünde" bulunmadığı cevabıyla ge-çiştirirsiniz.
Sanki bu "koalisyon protoko-lü" denilen şey, ülke çıkarlarından daha önemlidir.

İktidar olmanın şartlarından biri de bol keseden avanta dağıtmaktır.
Böylece, yükselmekte olan eleşti-ri dozunu, avanta dağıttığınız etkili çevrelerin hoşgörüsüyle dengelersi-niz.

Bu arada halk daha da yoksulla-şır. Yollardaki çukurlar büyür. Tra-fik kazaları artar. Zonguldak'taki maden ocaklarında sinsi bir grizu gazı, birkaç ay sonra patlamak üze-re birikmeye başlar. Hastaneler ko-kuşur. Sokaklarda köpekler kurşun-lanır.
Ormanlar yokolur. Denizler, göl-ler zehirlenir.
Şımarık ve görgüsüz bir burjuva-zi, bir kenar mahalle gösteriş çalı-mıyla herkesin gözünün önünde "eğlenir".
Apartman katlarında, sokaklarda gençler kurşunlanır. Her yağmurda evleri sel basar. Tüpgaz patlamala-rında mahalleler yokolur.
Gelişmiş ülkelerin gözünde en iti-barsız, en sevilmeyen insanlar ola-rak yaşama onurunu elde edersi-niz.

Ve bunun adı iktidar olur.
Ne pahasına olursa olsun ikti-dar.
Siyasi hesaplara, avantalara da-yanan ve her türlü başarısızlığa kılıf uydurma maharetini sergilediğiniz bir iktidar.
Sizi, geçmişteki siyasi hasımları-nızla bir masaya oturtan, aynı yön-de oy kullandıran bir iktidar.
Muhalefetteyken söylediğiniz her sözün tersini yaptırtan bir iktidar.
Bunun adı "iktidar zaferi değil, olsa olsa "iktidar perişanlığı"dır.