Son günlerde çözemediğim bir ikilem var: Acaba Türkiye denen ülkeyi idare eden kadrolar için kibrit suyu mu daha yararlıdır, yoksa turp suyu mu?
Aslında ikisinin de ne işe yaradığını bilmem. Ama "Aklına kibrit suyu!", ya da "Aklına turp suyu sıkayım!" gibi deyimleri duyarak büyüdüğümüz için, belki de yararlı maddelerdir diye son umutlarımı bu iki sıvıya bağlıyorum.
Şimdi anlatacağım duruma belki de kibrit suyu daha uygun.
Çünkü bir kura söz konusu. Belki de kurayı kibrit çöpleriyle yapmışlardır. Normal uzunluktaki kibritleri, ortasından kırılmış bir kibrit çöpüyle patiska bir torbaya koymuşlardır.
Kura, Avrupa Konseyi'nde Türkiye'yi temsil edecek parlamenterlerle ilgili.
SHP kökenli milletvekillerinin ayrılmasıyla SHP'nin bu temsildeki oranı küçülmüş. Bunun üzerine de bir kura çekilmiş ve kaybeden parlamenter bu görevini bırakmış.
Kırık kibrit çöpünü çeken de kim biliyor musunuz?
İsmail Cem.
Hangi partiden, hangi siyasal görüşten olursanız olun İsmail Cem'in Avrupa'daki politik çevrelerle kurduğu yakınlığı bilmeniz gerekir.
Eğitimi, bildiği diller, kültürü ve yılların birikimiyle İsmail Cem, Avrupa'yla ilişkiler konusunda uzmanlaşmış ve bir çok önemli batılıyla kişisel dostluk kurmuş durumda.
Şimdi siz kalkıyorsunuz; saçma-sapan bir demokrasi anlayışıyla, Türkiye'nin bu alandaki en deneyimli parlamenterini devre dışı bırakıyorsunuz.
Buna demokrasi değil, olsa olsa demokratik aptallık denir.
***
Böylesine uzmanlık gerektiren işler, kurayla değil, liyakatla belirlenir.
Doğru olan; kişilerin özgeçmişini, birikimlerini ve liyakatlarını gözönünde tutarak bir seçim yapmak ve belki de İsmail Cem lehine, görevden çekilmektir.
Bu yanlış mantığı sürdürecek olursak, ameliyat yapacak kişiyi de kurayla belirlememiz gerekir. Bir doktorun kırık çöpü çekerek kurayı kaybetmesi ve doktor olmayan bir kişiye ameliyat yaptırmamız neyse, İsmail Cem'i kurayla elemek de odur.
Şimdi belki de dil bilmeyen kişiler gidecek Avrupa'daki üst düzey toplantılara.
Ve Batılılar şaşkınlıkla soracaklar: "Mr. Cem nerede?"
O zaman siz, Mr. Cem'in kurada kırık kibrit çöpü çektiği için görevden çekildiğini anlatıp durun Avrupalıya.
Bu yüzden son çare bir takım sıvılarda.
Acaba bu anlayışa turp suyu mu iyi gelir, yoksa kibrit suyu mu?
Yoksa yedi dükkan süprüntüsü ya da üzerlik tohumu mu?
