Bush’un savaş ekibi ilk kurbanını verdi: İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar yenildi. Hem de partisinin önde olduğu belirtilen bir seçimde. Aznar, giderayak tren saldırısını ETA’ya maletmek için çok çırpındı, çünkü El Kaide’yi İspanya’ya saldırtan politikaların sorumluluğu altında ezilmek istemiyordu. Ama bu kadar büyük çaplı olayları gizlemeye kimsenin gücü yetmiyor. Şimdi sıra Bush’un savaş kabinesindeki diğer isimlere, yani Blair ve Berlusconi’ye geldi. Arkasından da Bush’un kendisi gidecek. Çünkü haksız bir savaşa imza attılar. Dünya kamuoyunu Irak’ta kitle imha silahları bulunduğuna inandırmaya çalıştılar. Ellerinde deliller olduğunu söylediler ama şimdi her iddialarının yalan olduğu ortaya çıkıyor. BM silah denetçilerinin eski şefi Hans Blix bu konuda dünya kamuoyunu uyarmaya çalıştı ama ne yazık ki Bush ve yandaşları karşısında gücü yetmedi. Irak savaşı, dünyadaki dengeleri bir daha kolay kolay düzelmeyecek biçimde değiştirdi. Kendi içinde zalim bir diktatörlük rejimine sahip ama dünyaya terör ihraç etmeyen bir ülke, terör yatağı haline getirildi. Çeşitli etnik ve dini unsurlar barındıran Irak, kanlı bir iç savaş ortamına sürüklendi. Ve bütün bunlar okyanus ötesindeki bir avuç insanla, onların Avrupa’daki yandaşlarının keyfi kararları sonucunda ortaya çıktı. Politikacıların bu kadar ağır bir bedeli taşımaları mümkün değildir. Şimdi Aznar gitti; sonra Blair, Bush, Berlusconi gidecek. Eğer o dönemde Türkiye’ye, planlandığı gibi 62 bin Amerikan askeri gelseydi, biz de burnumuza kadar bataklığa gömülmüş olacaktık. Ama meclisin sağduyusu sayesinde, bataklığın kıyısında dolaşsak bile gömülmüyoruz. Fransa ve Almanya’nın ne kadar isabetli kararlar aldıkları ise şimdi daha iyi ortaya çıkıyor. Artık İspanya’nın yeni bir başbakanı var. Babası Franco tarafından idam edilmiş olan Zapatero ilk konuşmasında Irak savaşının haksızlığına değiniyor, İspanyol askerlerini geri çekeceğini söylüyor. Dünyadaki sağduyulu insanlara da İspanyol halkını ve yeni Başbakan’ı kutlamak düşüyor.
