(Paris'ten faksla gönder-
diğim bu yazı, teknik bir ulaşım ak-
saklığı yüzünden gecikmeli olarak
yayınlanıyor. Özür dilerim.)

Konuşmamın sonunda "Batılı ay-
dınların, katilleri kınama konu-
sunda gösterdiği duraksamayı
anlayamadığımı" belirtiyorum.

"Oysa yıllar önce Vietnam
neyse bugün Bosna o'dur. Şi-
li'de Pinochet'ye karşı çıkan Av-
rupalı, bugün de Milosevic'i la-
netlemeli. Bu, din ya da milliyet
değil bir insan hakları sorunu-
dur."

Bernard Kouchner bu sözlerimi
onaylıyor ve zaman yitirmeden batı
başkentlerinde kamuoyu oluşturma
çabalarına hız verilmesi gerektiği ko-
nusunda anlaşıyoruz.

Ayrıca UNESCO Genel Direktörü-
ne, Bosna-Hersek konusunda acil
olarak bir konferans düzenlenmesi
konusunda çağrıda bulunuyoruz.

Sanırım bu toplantı yakın dönem
de gerçekleşecek.

***

Bu çabalar sonucu, toplantıdan
"etnik temizliği" kınayan bir so-
nuç bildirisi çıkarmayı başardık.

Gene de böyle toplantıların ve söy-
lenen güzel sözlerin, orada ölen in-
sanlara kısa dönemde yararı yok!
Bosna'daki vahşeti durdurmanın
tek yolu asker göndermek. Ama biz
ordulara komuta etmiyoruz ki...

Sadece düşüncelerimiz yoluyla ba-
sını, kamuoyunu ve hükümetleri etki-
lemeye çalışıyoruz.

Batı hükümetleri kendi kamuoyla-
rına karşı çok duyarlıdırlar.

Ne yazık ki Bosna-Hersek konu-
sunda yeterli bir kamuoyu baskısı
yok.

En büyük sorun da burada.
Bosna'da öldürülenlerin Müs-
lüman oluşu, Hıristiyan dünya-
sında bir uyuşukluğa ve vurdum-
duymazlığa yol açıyorsa, batı
uygarlığının bütün değerlerini
gözden geçirmesi gerekecek.

Komşusunda çocukların öldürül-
mesine göz yuman bir uygarlığın, ne
insan haklarından sözetmeye hakkı
vardır ne de gelişmişlikten.

Kouchner de bunun altını çizmek-
te:

"Hırvatlar öldürüldüğü zaman
bağırmanın, Müslümanlar katle-
dildiği zaman susmanın hiç bir
ahlaki yönü yok."

Orly havaalanında, bütün alanla-
rın birbirine benzediğini düşünüyo-
rum.

Jean Cocteau'nun dediği gibi;
"havaalanları görsel bir espe-
ranto yaratmış."

Teknolojinin hediyesi olan bu ben-
zerliği, neden hayatın başka alanları-
na taşıyamıyoruz acaba?

Kültür farklılıkları savaşlara, yıkım-
lara neden oluyor.

Bugün Bosna'da yaşanan, bir
kültür savaşı. Farklı kültürden insan-
ların bir arada barınamaması doğu-
ruyor kıyımı.

Bu yüzden de uzun vadede, çö-
züm gene kültürde, gene eğitimde.

Bizden farklı olana saygı gösterme-
yi öğrendiğimiz gün, insan olmaya
daha çok yaklaşacağız.

Paul Valery; "Farklılığımız gü-
cümüzü oluşturmalı!" dememiş
miydi?