GÜNERİ Cıvaoğlu'nun dünkü yazısı çok güzeldi.

Bir zayıflama rejiminden söz ediyor gibi görünüyordu ama ondan daha derindi ve Alman filozofu **Friedrich Nietzsche**'nin "**İnsanca yanlış**" kavramı üzerinde duruyordu.

İnsanoğlu, doğadaki diğer canlılar gibi beden saatine değil, kendi koyduğu yapay kurallara uyduğu için şişmanlıyordu.

Aslında bu, sadece yeme - içme düzenine değil, hastalıklarla birlikte yaşamın her alanına uygulanabilir.

İnsan bedeni denilen mucizenin istekleri, sakınımları, kendisine yönelen tehlikeleri algılayış biçimi, bağışıklık sistemi ve ritmi çok önemli.

Bu önemli bilgiler **Doğu** uygarlıklarında kuşaktan kuşağa aktarılmış ve önemli bir birikim oluşturmuş.

Batı uygarlığı ise bu bilgileri küçümseme eğiliminde.

300 yıllık tıp bilgilerine dayanarak, binlerce yılın birikimini taşıyan insanlık deneyimine karşı çıkıyor. Elbette ki modern tıp inkar edilemez, edilmemeli.

Ama modern tıptan önce de hastalarını tedavi etmek zorunda kalan insanların birikimi de çok önemli.

***

İNSANLAR çoktan beri doğal gelişimlerini terkettiler.

Oysa biz de doğadaki diğer canlılar gibiyiz. Onlara benzer iç güdülerimiz, sezgilerimiz, doğal yeteneklerimiz var.

Ama iyice yalıtılmış bir yaşamda bunları teker teker yitiriyor, garip yaratıklar haline geliyoruz.

Doğal yaşamda televizyon, otomobil, asansör, nükleer silah yok.

Bu buluşlar bir yandan hayatımızı kolaylaştırıyor, bir yandan da bizi türümüze yabancılaştırıyor.

İnsanoğlu dört ayak üstünde yürüyordu.

Bir an geldi; ayağa kalktı. **Homo erectus** oldu (Latince, dik insan).

Acaba bugün milyonlarca insanın bel ve omurga rahatsızlığı çekmesinde, **homo erectus** aşamasının henüz tamamlanmamış olmasının etkisi yok mu?

Canlılar içinde en zor ve sancılı doğum yapanın, insan türünün dişisi olması da buna bağlanabilir mi?

***

BÜTÜN bunlar sadece bedenle ilgili.

Ya modern yaşamın ruhlarımız üzerindeki tahribatına ne buyurulur?

**İnsanoğlu, kendi cinsini kitle halinde yok eden tek canlı türü!**

Bunu hiçbir hayvan yapmıyor.

Kendi cinsinden olanı öldürmüyor.

Kendi türüne işkence yapmıyor.

**İşkence kavramı başlıbaşına bir insan icadı! Doğada işkence yok.**

***

KISACASI dünyanın en vahşi yaratıkları bile, insanların birbirlerine uyguladığı zulmü bilmiyor, tanımıyor.

Din savaşları, kitle katliamları, işkenceler, atom silahları...

Dünya sakinleri arasındaki en zalim tür olmak da bir "**insanca yanlış**" mı acaba?

Unutmayalım ki **Friedrich Nietzsche**'nin düşünceleri ve "**über mensch**" (üstün insan) kavramı da, **Adolf Hitler**'e ilham vermiş, zulüm makinesinin oluşturulmasında harç olarak kullanılmıştı.