Son zamanlarda insanlar bedensel görünüşleriyle fazlaca uğraşır oldular. Kadınlar neredeyse zayıflık fetişizmi diyebileceğimiz bir incelik tutkusunun pençesinde. Dünyada bu konuda büyük endüstriler doğdu, harıl harıl ilaçlar satılıyor, ameliyatlar yapılıyor. İnsanın doğaya karşı verdiği mücadelenin en umutsuzu da işte bu. Sonunda kaybedeceğinizi bildiğiniz bir savaşa giriyorsunuz. Çünkü doğa her yaşa ayrı bir fonksiyon yüklüyor. Schoppenhauer’ in ünlü teorisiyle düşünürsek, doğa, türü devam ettirmek amacıyla insanlara önce bir aldatmaca sunuyor. Kadın ve erkek birbirine karşı cinsel bir çekim duymalı ki çocuk yapmak gibi işi göze alabilsin, bu uğurda fedakârlıklar yapabilsin. Bu yüzden üreme çağındaki erkeği kaslı ve güçlü, dişiyi ise narin, zarif ve ince yapıyor. Ama orta ve ileri yaşlara gelince iş böyle değil artık. Doğanın bu yaştaki kimseleri kandırmaya ihtiyacı yok. Tam tersine, onlar neslin sağlıklı üremesini engelleyecekleri için, cinsel açıdan çekiciliklerini yitirme sürecine giriyorlar. Bu yaştaki insanların başlıca görevi üremek değil, çocuklarını yetiştirmek. Bu yüzden doğa onları şişmanlatıyor, biçimlerini bozuyor. Ve insanlar doğaya karşı müthiş bir zayıf ve genç kalma mücadelesinin içine giriyorlar. İşin en vahim olduğu nokta da karın bölgesi. Burada oluşan göbek çoğu kişinin uykularını kaçırıyor. Kadınlar karınsız olmaya çalışıyorlar. Oysa karın 3-5 kiloluk bir çocuğu, hatta ikizleri, üçüzleri, beşizleri taşıyacak biçimde yapılmış. Eski ressamların tablolarına bakın; mesela Rubens’i inceleyin. Orada hiçbir kadın göbeksiz değildir. Çünkü doğa böyle. Zayıflık fetişizmi insanları tuhaf bir ahlaki yanılmaya götürüyor. Bugünün dünyasında bir insanın kilolu olması toplum tarafından kabul edilebilir bir şey değil. Şişmanlık; bir ayıp, bir günah gibi algılanıyor. Göbeğin birazcık çıkması bile, sahibini suçlu kılmaya yetiyor. Gelsin ardından mutsuzluklar, depresyonlar, sonu gelmez beden çalışmaları, ameliyatlar… İnsanın doğanın kurallarını zorladığı her noktada mutsuzluk ortaya çıkar. Kilo ve göbek konusunda da bugünün kültürü doğaya kafa tutmaya çalışıyor. Ve zavallı kadınlar 15-16 yaşındaki zayıf mankenlere benzeyeceğim diye kendilerini helak ediyorlar. Bir gün bu hatadan dönülecek ama kim bilir ne zaman!