Geçen ay gelen mektuplar arasında çok ilgi çekici bir dosya vardı. İzmir, Özel Çamlaraltı Lisesi öğrencileri okullarını ziyaret etmemi ve kendileriyle görüşmemi istiyorlardı. Bunu sağlamak için de her öğrenci tek tek mektup yazmış ve yüzlerce mektuptan oluşan bu dosyayı bana postalamışlardı.

Öyle ilginç ve candan ifadeler vardı ki mektuplarda, hepsini tek tek okumuştum ve bana bunca yakınlık duyan genç insanların varlığı içimi aydınlatmıştı.

Dosyayı kitaplığıma kaldırdım ve en kısa zamanda bu liseyi ziyaret etmeyi kararlaştırdım.

Birkaç gün önce elele tutuşup ölüm uçurumuna atlayan gençlerle ilgili haberi görünce, okullarının adı ilgimi çekti. Aynı okuldu: Özel Çamlaraltı Lisesi.

Dosyayı tekrar çıkarıp baktım. Mektuplardan birini, intihar girişiminde bulunan Ercüment Serpil yazmıştı.

İşlek bir el yazısıyla şunları yazıyordu Ercüment:
"Ey Zülfücüm, okulda defterime, sırama ağaçlara yazamıyorum adını, kızıyorlar. Şarkılarını çok beğeniyorum. Bu arada son konserin için seni kutlarım...
Seni bizim okuldan istiyorlarmış galiba. Bana da yazdırdılar. Oysa bilmiyorlar seninle olan dostluğumuzu Ben isteyeceğim de sen gelmeyeceksin. Bu dostluk kalpten kalbe, türküden türküye anlatılacak gibi değil. Gel, burada bakışıp anlaşırız. Dostçakal.
Ercüment Serpil
5. Sosy. Edby."

***

Mektubu tekrar okuyunca gözlerim doldu.

Bana dostum diye seslenen ve dostluğumuzdan en ufak bir kuşku duymayan bu genç insan neden ölümü seçmişti acaba?

Mektuplar arasında Özge Us imzalı olanına rastlamadım. Belki de imzasız mektuplar arasındaydı Özge'ninki.

Ercüment böyle bir mektup yazabildiğine göre demek ki hayatı anlamsız ve saçma bulmuyordu.

Onu yaşamdan nefret ettirecek bir yabancılaşma söz konusu değildi.

O zaman neden, Özge'nin ölümüyle sonuçlanan bu yolu seçti.

Özge'yi çok etkilemiş olan Ölü Ozanlar Derneği filminde intihar eden genç, somut nedenlere dayanıyordu. Bir Nazi generaline benzeyen babası, onca istediği halde sanatla uğraşmasına izin vermemiş, kişiliğini parçalamış ve onu arkadaşları önünde küçük düşürmüştü.

Ercüment ve Serpil için bu durum söz konusu değildi sanırım.

***

Sebebi ne olursa olsun birçok genç insan bu toplumda bunalıyor, acı çekiyor ve kendi tanımını bulamıyor.

Ama bunun yolu intihar değil.

Sevgili genç arkadaşlarım;
Türkiye'nin neresinde olursanız olun, hayatı kapkara bir zulümden ibaret bile görseniz intihara kalkışmayın.

Mücadele ve zaman her şeyi çözer. Bizlere yazın, dert ortağı olmamızı isteyin.

Ne olur canınıza kıymayın. Düşünün ki sizin kaybınız, bizleri acılara boğacak. Demek ki yaşamınıza değer veren ve sizi seven insanlar var bu dünyada.