Tarihi, bugünün değer yargılarıyla düşünmeye kalkışmanın ne kadar yanıltıcı olduğu bellidir ama yine de birçok insan bu hataya düşer.Mesela 19. yüzyılın eseri olan milliyetçilik kavramlarıyla düşünmeye alışmış kafaların, milliyetçilik öncesi dönemini anlayabilmeleri çok zordur.Millet sözünün bile dini cemaat anlamında kullanıldığı bir dönemin değerleri bugünkünden çok farklıdır elbette.Bu yüzden Jacques Chirac’ın “Bizans’ın ahfadı” olduğumuzu söylemesi çok tepki çekti ve bazı kişileri kızdırdı.Oysa herkesin bildiği gibi bu söz Fransız kamuoyunu Türkiye’yi ısındırmak için söylenmiş bir politikacı sözü.Doğu Romalılarla akraba olduğumuz doğru elbette.Bir tek örnek vereyim: Orhan Gazi’nin dört karısının üçü Bizanslı.Biri Yarhisar Tekfuru’nun kızı Holofira yani Nilüfer.Biri Kantakuzenos un kızı Thedora.Biri de III. Andronikos un kızı Asporça.Bu açıdan baktığınızda Orhan Gazi, Paleolog hanedanının damadı.Orhan Gazi’nin oğullan yani Osmanlı şehzadeleri de bu kadınlardan doğmuş.Üstelik Thedora hiçbir zaman Müslüman olmamış.Orhan Gazi’nin oğullarından birinin de Bizans sarayına damat gittiği ve prensesle evlenme töreninin İznik’te yapıldığı yazılıyor.Ulusçuluk diye bir derdi olmayan imparatorların Bizans’ın başkentini ele geçirdikten sonra da o sistemi devam ettirmesinden daha doğal ne olabilir.Elbette ki Bizans’ın müziğinden de etkilendiler, yönetim şeklinden de, uygarlığından da.Zaten imparatorluğun bu kadar büyümesinin ardında da bu “çok kültürlülük” yok mu?Hiçbir imparatorluk bir ırk ve ulus temeline dayanamaz. Dayandığı zaman çöker.Osmanlı’nın yükselme dönemlerinde Hıristiyanlar ve Yahudiler de Müslümanlar kadar Osmanlı olmakla övünmüyorlar mıydı?Fatih’in üvey annesi Mara Brankoviç’i ne kadar sevdiğini, onun hatırına Aynaroz’a dini imtiyaz tanıdığını ve sarayın içindeki Aya İrini kilisesini bu Ortodoks kadının dua etmesi için camiye dönüştürmediğini bilmiyor muyuz?İstanbul’u aldıktan sonra hemen patrik seçimini yaptırdığını ve yeni patriği Bizans İmparatorları gibi atına bindirdiğini, beyaz bir hilat taktığını okumadık mı?Fatih’in Avni mahlasıyla yazdığı şiirleri okuduğumuz zaman daha da ileri düşüncelere rastlamıyor muyuz?Montaigne, Fatih’in Papa’ya mektup yazarak “Hector’un öcünü aldık” dediğini bildirmiyor mu?

Bugün Mevlânâ Celaleddin bütün batıda Rumi diye tanınıyor.Rumi ne demek?Rum, yani Doğu Romalı demek değil mi?Horasan’dan gelen dervişlerin adı “Rum erenleri” değil mi?Biz elbette ki diğer birçok medeniyet gibi Doğu Roma’nın da varisiyiz. Padişahların resmi unvanında bile belgeleniyor bu durum.Bu bizim zenginliğimiz ve gücümüz.Ama Fransa’nın Bizans’la ilişkisini pek kuramıyorum doğrusu.Düşünüyorum düşünüyorum; Haçlı seferlerinde Konstantinopolis’i yağmalamış ve tahrip etmiş bir uygarlığa mensup olmalarından başka bir şey gelmiyor aklıma.