SONBAHARLA birlikte seçim çalışmalarının iyice hız kazanacağını ve tozun dumanın birbirine karışacağını söylemek bir kehanet sayılmaz.
İlk adaylar ortaya çıkmaya başladı bile.
Partilerin umudu, özellikle yerel seçimlerde parlak isimler bulup, parti oylarının üstüne çıkabilmek.
Çünkü yerel seçim deneyimleri, bazı adayların, partilerinin il genel meclisi oylarından çok daha fazla oy alabildiklerini gösterdi.
Bu demektir ki seçmenler il genel meclisi ve ilçe belediyelerin-de kendi adayına oy veriyor ama büyük şehir belediye başkanlığında farklı yönde oy kullanabiliyor.
94 İstanbul yerel seçimlerinde durum buydu: ANAP, REFAH, DSP gibi partilerin belediye başkan adayları, kendi partileri-nin il genel meclisi oylarından daha az oy almışlardı.
Demek ki bu partilerin seçmenleri, il genel meclisi ile belediye başkanı seçiminde farklı oy kullanmış ve belediye başkanı o-larak kendi partilerinin adayı yerine bir başka adayı tercih etmişlerdi.
***
AMA devran değişiyor.
Adayların oy oranı sabit kalmıyor.
Bunun en belirgin örneği Recep Tayyip Erdoğan.
Erdoğan, 1994 seçimlerine Refah Partisi'nin adayı olarak katıldı ve geniş kitlenin tanımadığı bu isim partisinin gücüyle belediye başkanı oldu.
Zaten seçim sonuçları da bunu açıkça gösteriyor.
Tayyip Erdoğan 94 seçiminde, Refah Partisi'nden daha az oy almıştı.
Partinin il genel meclisi oyları, Erdoğan'ın aldığı oydan epey yüksekti.
Refah Partisi seçmeninin bir bölümü, il genel meclisi için kendi partisine, belediye başkanlığı için de başka bir partinin adayı-na oy vermişti.
***
ŞİMDİ durum tersine dönmüş görünüyor.
Kamuoyu araştırmaları Tayyip Erdoğan'ın Fazilet Partisi'nden daha fazla oya sahip olduğunu vurgulamakta.
Sözüne güvenilir dostlar, bu araştırmaların gerçeği yansıttığı kanaatinde.
Yüzde 24'le seçilen Tayyip Erdoğan'ın bugün İstanbul'daki oy oranının yüzde 40'lar dolayında olduğunu öne sürüyorlar.
Bu oy artışının sosyolojik analizini yap-mak, İstanbul'daki demografik değişim hakkında da bir fikir verecektir.
***
İSTANBUL için ANAP - DSP ittifakı ko-nuşuluyor.
Zaten böyle bir şey bekleniyordu.
94 seçimlerinde İstanbul'da SHP'ye karşı sert bir kampanya yürüten ve aldığı yüzde 12 oyla sonucu belirleyen DSP'nin ANAP adayını destekleyeceğine kesin gözüyle bakabiliriz.
Ne var ki bu ittifak dahi ANAP'a bir za-fer kazandırmaya yetmeyebilir.
Çünkü İstanbul'da ANAP ve DSP birlik-te davrandığı zaman yüzde 40'ı buluyor.
Eğer Tayyip Erdoğan'ın şimdiden yüzde 40 oyu varsa işleri zor.
Hele bir de ANAP - DSP ittifakının kar-şısına bir başka ittifak dikilir ve İstan-bul'u ANAP'a kaptırmak istemeyen DYP de Erdoğan'a oy verirse...
Kısacası İstanbul'da işler karışık.
