Erbakan böyle olacağını bilmiyor muydu? Hiç tanımıyor muydu Kaddafi'yi? Libya'nın tutumunu sezmemiş miydi? Kendisine bu konuda hiçbir istihbarat ulaştırmadılar mı? Bu soruların cevaplarını veremiyoruz, ama zaten bildiğimiz (daha doğrusu bütün dünyanın bildiği) bir gerçek doğrulanmış oldu: İslam kardeşliği hayaldir. İslam ülkeleri birbirinin kanına ekmek doğramaktadır. Haydi bizi bir kenara bırakın. Araplar kendi aralarında anlaşabildiler mi ki, başka kökenden gelen İslam ülkeleriyle bütünleşsinler.
İYİ OLDU
Bence Erbakan'ın son gezisi, İslam ülkelerinin bize nasıl baktığını göstermesi bakımından çok yararlı oldu. Çünkü Refah Partisi Batı'nın bizi benimsemediği, hor gördüğü yolunda propaganda yapıyor ve esas yerimizin İslam dünyası olduğunu söylüyordu. İşte farkı gördük. Mısır'ın ve Libya'nın Türkiye'ye yaptığı hakareti hiçbir Batı ülkesi yapmadı şimdiye kadar. Düşünelim; hangi Batı ülkesi Türk Başbakanı'nı bayraksız karşıladı? Hangi Batı ülkesi başkanı, konuk başbakanın yanında Türkiye'yi yerin dibine soktu? Hiçbiri!
LİBYA
1978 yılında 12 gün kaldığım Libya tuhaf bir ülkedir. Elle tutulur bir korku girmiştir sokaklarına, caddelerine. Libya uçaklarının her yerine Kaddafi'nin Yeşil kitabından alınma sözler yazılmıştır. Kendilerinden Libya değil "Cemahiriye" diye bahsederler (Amerikalıların sadece States demeleri gibi). Havaalanlarında Arapçadan başka hiçbir dilde işaret tabelası yoktur. Osmanlıdan ve Türk’ten nefret ederler. Eğer kentleri için Trablusgarp adını kullanırsanız, size düşman olurlar. Bunun yerine Latinceden gelen Tripoli ismini yeğlerler. Geçmişleri demek olan Osmanlıdan nefret ederler, ama daha sonra işgali altında kaldıkları İtalya'ya ve İtalyancaya hayranlık duyarlar. İşte Erbakan böyle bir ülkeye gitti. Hem de dünyanın ve Türkiye'nin müttefiklerinin tepkilerini göze alarak gitti ve diktatör tarafından azarlandı.
***
Geçenlerde Sevgili Güldal Mumcu'nun bazı anılarını aktarmış ve Atatürk'ün dış politika ilkeleri arasında "Arap alemine bulaşmamak" kuralının bulunduğunu yazmıştım. Büyük devlet adamının ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
***
Yine de bu gezi hayırlı oldu diyorum. Çünkü herkes işin iç yüzünü gördü ve Erbakan'ın ünlü kadayıfının altını bu kez Kaddafi kızartmış oldu. Şimdi yorumlar, eleştiriler, gensorular birbirini izleyecek ve bu işin hesabı sorulacak. Bu hükümet için "başlangıcın sonu" ya da "sonun başlangıcı" gelmiştir.
