8 Mart’ı “Kadınlar Günü” gibi bir formalite anma gününden çıkarıp, gerçekten bir “özgür kadınlar bayramı” haline getirebilirsek harika bir iş başarmış oluruz. Çünkü kadın, dünyadaki birçok toplum gibi bizim için de uygarlaşmanın ölçüsü. Son zamanlarda görüyorsunuz; herkes kadınlar üzerinden siyaset yapıyor. Kadının örtüler altına saklanmasının “özgürleşmesi” anlamına geldiğini savunanlara dahi rastlanıyor. İstanbul’da, yedi-sekiz yaşında kız çocuklarının, başlarına sardıkları ama bedenlerini de örtecek kadar uzun olan kara çarşaflarla dolaştıklarını görüyorum son zamanlarda. O küçücük sabilere üzülüyorum. Gençliğe adım atacakları bir dönemde onlara saçlarının tehlikeli olduğu, erkeklerin saldırısından korunmak için kara çarşafa bürünmeleri gerektiği aşılanıyor. Oysa daha birer oyun çocuğu bunlar. Ne kendi iradeleri söz konusu, ne de özgür seçimleri. Aile baskıları onları dünyanın özgür bölgelerindeki yaşıtlarından ayırıyor. Milyonlarca kız tenis oynar, spor yapar, bisiklete binerken; bizimkiler kara örtüler altındaki karanlık bir hayata mahkûm ediliyorlar. Erkeğin üstünlüğünü kabul eden, kendisini onunla eşit hissetmeyen, kapalı bir hayata.

Bu çocukları ideolojik amaçlarına alet edenler cehennemde yanarlar desem bana inanırlar mı acaba?İnanmazlar. Çünkü siyasetçinin dini falan yoktur. Bu işi yapanlar, dünyevi bir iktidarın; şanın, şöhretin, makamın ve trilyonların derdindedir. Kızlara, kadınlara vicdanları sızlamaz. Çünkü vicdanları yoktur.

Eski doğu bloku ülkelerinden on binlerce kadın Türkiye’de çalışıyor bugün. Kimi çocuk bakıcısı, kimi ev işleri yardımcısı, kimi hastabakıcı. Bu kadınların ayırt edici özelliği, yanlarında çalıştıkları insanlar karşısında ezilip büzülmemeleri. Çünkü çocukluklarından itibaren aldıkları eğitim onlara kadın-erkek, çalışan-işveren sıfatlarıyla eşit olduklarını, kendilerini kimsenin kölesi gibi görmemelerini öğretmiş. Bu kadınlar her 8 Mart günü özenle hazırlanır, en iyi giysilerini giyer ve gördükleri herkesin bayramını kutlarlar. Çünkü onlar için bu, en büyük bayramdır. Gelin biz de böyle yapalım. Madem ki Türkiye’nin rejimini değiştirme oyunu kadınlarımız üzerinden oynanıyor, o zaman biz de 8 Mart’ları kadının özgürleşmesini kutladığımız büyük bayramlara dönüştürelim. Bu simgesel bayramı kadın erkek kutlayalım.

8 Mart Kadınlar Bayramınız kutlu olsun!