Gazete köşelerinde tartışma, ekranda tartışma, mecliste tartışma! Gecemiz gündüzümüz tartışmaya boğulmuş durumda. Türkiye’de haber az değil ama yüzlerce televizyon kanalının, onlarca gazetenin, binlerce radyonun, sayısı belirsiz internet sitesinin ihtiyacını karşılayacak kadar da fazla değil. Dış haberler de ilgi çekmediği için veryansın yorum, tartışma, polemik. Herkes bir şey söylüyor. Ama biliyoruz ki bir tartışmanın sağlıklı olabilmesi için, referans noktalarında, terminolojide ve yöntemde anlaşmış olmak gerekir. Eğer bunlar olmazsa, yapılana fikir tartışması değil kayıkçı dövüşü derler. Bizde ise -çoğunlukla- ne referans var, ne yöntem, ne terminoloji. Arapça değil mi, uydur uydur söyle misali, yaz yazabildiğin, söyle söyleyebildiğin kadar.

Kavramlar bilinmediği ve etimolojik kökleri hesaba katılmadığı için çok saçma yorumlar ortaya çıkabiliyor. Bir örnek vereyim: Mesela bir kesim, “laik” kelimesini “laikçi” diye yorumlayarak karşıtlarını aşağılamaya çalışıyor. Bakalım doğru mu söylüyorlar? Laik kelimesi hangi dilden? Yunanca! Ne demek? “Halk” demek. O zaman “laikçi” ne anlama gelir? “Halkçı” anlamına gelir. Peki “halkçı” diyerek bir kişiyi aşağılayabilir misiniz?

Bir başka moda klişe şu: “Efendim devletler laik olur, kişiler olmaz!” O zaman aynı mantıkla “Devletler demokrat olur kişiler olmaz, devletler cumhuriyetçi olur kişiler olmaz!” dememiz gerekir ki bu da akıllara ziyan olarak algılanır.

Bir büyük kargaşa da “liberal” kelimesinde. Haydi gelin ezber bozmak için bir soru soralım: Amerika’da devletin ekonomik hayata daha çok müdahalesini liberaller mi savunur, yoksa muhafazakâr cumhuriyetçiler mi? Emin olun, bu soruyu yüz kişiye sorsanız doksanı cumhuriyetçiler diye cevap verir. Çünkü bizde “liberal”, her türlü özgürlükten yana olan, devleti küçültmeye, özel sektörü büyütmeye çalışan kesim diye algılanır. Ama durum tam tersidir. Liberaller, devlet denetimini, devletin ekonomik hayattaki varlığını daha çok savunurlar. Vergilerin ve devletin ekonomiye müdahalesinin azalması için çalışanlar ise Cumhuriyetçi muhafazakârlardır.

Eğri kavramlara dayanarak doğru konuşulmaz. Ben tartışmalara katılmıyorum, kimseyle tartışmıyorum ama hem ekranda, hem köşelerde tartışan arkadaşların bir kısmı, önce bir terminoloji ve referanslar üzerinde anlaşsalar, bu kakofoni ortaya çıkmaz.