Kavak ağacı nasıl Anadolu'nun işaretiyse, kayın da Rusya'nın simgesidir.

Anton Çehov'un oyunlarından Gogol'un romanlarına ve Çaykovski'nin müziğine kadar her büyük Rus eserinde bembeyaz kayın ormanlarının hüznü sezilir.

Hatta birkaç yıl önce Berlin'de Çehov'u sahneye koyan yönetmen, Rusya'dan getirdiği kayın ağaçlarını sahneye diktirmişti. Oyun başlamadan yarım saat önce toprağı sulardı. Perde açıldığında, sahneden yayılan ıslak kayın ormanı kokusu sizi bir anda Slav atmosferine sokardı.

Kayın ormanlarında dolaşan Nazım Hikmet de sürgün acısı ve İstanbul özlemini bu konuda yazdığı "Karlı Kayın Ormanı" şiirinde ölümsüzleştirmişti.

XXX

Çarşamba günü böyle bir kayın ormanındaydık.

BelaRusya'nın Minsk kentine yakın Borisov kasabasına gittik. Ve tipik Rus olan kayın ormanları arasında Pugaçevler, Fomalar değil, Ahmetler, Mehmetler, Hüseyinler karşıladı bizi.

Yüzlerce Anadolulu, derin Rus toprağında birarada yaşıyorlardı. Mutluydular, heyecanlıydılar. Çünkü çok önemli bir iş başarmışlardı. Beş buçuk ay gibi kısa bir zamanda 700 konut inşaatını bitirmişlerdi.

Nizamiye gibi bir kapıdan girince Türkçe, Almanya, Rusça "Hoşgeldiniz" yazıları karşılıyordu sizi.

Borisov konutlarının ortasında büyük bir barakada binaların teslim töreni yapıldı.

Türk ve Alman bakanları, yetkilileri ile BelaRus Cumhuriyeti Başbakanı ve üst düzey komutanları katıldılar törene.

Türk, Alman ve Rus basını izlemekteydi.

Töreni düzenleyen ve inşaatları yapan Enka'nın Yönetim Kurulu Başkanı Şarık Tara ve diğer Enka mensupları da ev sahipliği yapıyorlardı.

XXX

Borisov evleri, Doğu Almanya'dan çekilen Sovyet Birliklerinin konut ihtiyacını karşılamak için düzenlenen dev organizasyonun bir parçası.

Hatırlarsınız; Sovyet Birliklerinin eski Doğu Almanya'dan çekilmesi için Alman Hükümeti 1.8 milyar Mark vermişti. Daha sonra bu para ile yapılacak konut ihalelerinin Türk firmalarınca kazanılmaya başlanması üzerine, Almanlar itirazda bulunmuştu.

İşte Borisov konutlarının, rekor bir zamanda ve uluslararası standartlara uygun kalitede bitirilmiş olmasının önemi burada.

Çünkü Türk firmaları kendini kanıtlamış, iş gücünü, teknolojisini ve mukavele şartlarına uygunluğunu göstermiş durumda.

Nitekim, teslim töreninde konuşan Rus komutanın bundan sonraki inşaatların da Enka'ya verilmesini istemesi, Almanları da itirazlarından vazgeçirecek güçte.

Kısacası Rusların milli ağacı olan kayın ormanlarının arasından Anadolu insanının işgücü parıldıyor.

XXX

Törenden sonra Minsk'e dönerken düşündüm. Ülkesinden uzak, haberleşme olanakları kesilmiş ve kuzey soğuğundan çok sürgün acısını duyarak kayın ormanlarında dolaşan şair, birdenbire yüzlerce Anadoluluyla karşılaşsaydı ne sevinirdi kimbilir?

Onların "gülümseyen bıyıkları"nı görünce "Hoca Nasreddin gibi ağlaması, Bayburtlu Zihni gibi gülmeye" dönüşmez miydi?